salomé

9/10
·160 syf.··
2021 100. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2021 15:46
Adem'den Önce isimli bu harika eser, Charles Darwin'in dünyayı yerinden oynatmasına sebep olan meşhur evrim teorisinin, uygulamalı bir şekilde nasıl gerçekleştiğini bizlere anlatan bir edebi kurgu eserdir. Adem'den Önce'yi değerli kılan unsur ise, Charles Darwin'in evrim teorisinin ortaya çıkmasından yaklaşık 50 yıl sonra 1906 yılında yazılarak yayımlanmasıdır. Yani henüz teknoloji bunca gelişmemişken, bilgiye ulaşmak bunca kolaylaşmamışken ve bilim dünyası evrim teorisine bu kadar sıcak bakmıyorken Jack London son derece cesur bir şekilde ortaya çıkarak evrim teorisini adeta kurgulaştırmış ve dünya okurlarına armağan etmiştir. Kitapta, modern çağda yaşayan; fakat gördüğü rüyalar vasıtasıyla tarih öncesi ve henüz insanoğlunun modernleşmediği bir çağda gerçekleşen olaylara bizzat yaşayarak şahitlik eden bir Amerikalı çocuğun başından geçenler anlatılmış. Daha doğrusu, rüyalarında başından geçenler anlatılmış... Tarih öncesi çağ olarak nitelediğimiz o çağda Amerikalı çocuğun bize anlattıklarına göre, üç ayrı tür insansı yaratık vardır: 1- Ateş İnsanları. (En gelişmiş tür olup konuşma, alet yapma, alet kullanma, ateş yakma, soykırım yapma gibi özelliklere sahiptirler.) 2- Ağaç İnsanları. (En ilkel tür olup konuşamazlar, alet kullanamazlar, ağaçlarda yaşarlar, hayatlarına korku yön verir ve ilkel görüntüye sahiptirler.) 3- Halk insanları. (Ağaçtan yere inmeyi başarmış; fakat mağaralarda yaşayan orta tür. Anlaşılacağı üzere yukarıdaki iki türün arasında konumlanmış türdür.) İşte Jack London'ın kurgusu bu üç insansı yaratığın yaşadıkları ve yaşattıkları üzerinedir. Yazar tarih öncesi çağlardan günümüze ışık tutmayı da ihmal etmemiştir. Benim en sevdiğim bölümler ise şimdiki genetik miraslarımızın açıklanmaya çalışıldığı bölümlerdi. Karanlık gibi, yüksekten korkma gibi
Âdem'den ÖnceJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·160 syf.··
2025 68. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2025 17:40
“Ademden Önce”, bana zamanlar arası bir yolculuk gibi geldi. Ama öyle klasik bir tarih romanı gibi değil… Bu kitapta hem modern dünyada yaşayan bir çocuğun hayatına tanık oluyoruz, hem de onun rüyaları aracılığıyla binlerce yıl öncesine, insanlığın en ilkel hâline gidiyoruz. İki hayat, iki bilinç, iki çağ… ve tek bir bedenin taşıdığı hafızayla birbirine bağlanıyor. Jack London bu kitapta bildiğimiz doğa anlatımını, hayatta kalma savaşını, insanın içgüdüsel yönünü yine çok güçlü bir şekilde işliyor. Ama bu sefer başka bir tat var: Daha felsefi, daha sorgulayıcı, hatta biraz da sarsıcı. Çünkü kitap boyunca kendime şu soruyu sordum: “Acaba modern sandığımız her şeyin temeli zaten ilkelde mi atıldı?” İlkel Zamanlar’daki o sert hayatta kalma mücadelesi, kabile savaşları, korku, açlık, aidiyet, sevgi arayışı… Aslında bunların hepsi hâlâ bizim içimizde var. Belki artık taşla değil, kelimelerle savaşıyoruz. Belki avlanmıyoruz ama hayatta kalmak için hâlâ bir şeylerin peşinden koşuyoruz. Bu yüzden kitap bana hem ilkel hem de çok tanıdık geldi. En etkileyici kısımlardan biri, kahramanın “eski benliğini” hatırlamasıydı. Sanki ruhun, zamanın ötesinden gelen bir belleği varmış gibi… Bu düşünce hem büyüleyici hem de ürpertici. İnsan, kendini düşünürken bile yalnızca “bugün”e ait olmadığını fark ediyor. Jack London’ın dili sade ama derin. Kitap kısa ama düşündürdüğü şeyler uzun. Yani hemen okunup geçilecek bir şey değil. Arada durup içe bakmayı gerektiriyor. Çünkü bu kitap sadece “ilkel insan”ı değil, bizdeki ilkel yanları da anlatıyor. Özetle: Ademden Önce benim için sadece bir kurgu değil, içimdeki hayvana, hayatta kalana, hatırlayana dokunan bir deneyimdi. Kendimi anlamak için biraz da atalarımı görmek gerektiğini fark ettim. Ve bu fark ediş, sanırım kitapların bana verdiği
Âdem'den ÖnceJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202526bin okunma
Annesinin genç halini hatırladı birden; onu o zamanki genç kızdan şimdiki kadına dönüştüren çöküş ve çürümeye karşı kuvvetli, derin bir isyan duygusu uyandı içinde.
Sayfa 131 - Kolektif Kitap
Uğruna canımı verebileceğim kişiler, birdenbire tanınmaz insanlar olup çıkmıştı... En dayanılmazı, kendime çok yakın bulduğum insanlarla aramda büyük bir uçurum olduğunu görmekti. Onlara kin besleyemiyordum. Daha da kötüsü, onları anlayamıyordum... İçimde bir inançtan daha çok şey ölmüştü. Umut sözcüğünün anlamını yitirmiştim.
Sayfa 31 - Jaguar Kitap·Kitabı okudu
Kitap Simyacıları
ALDATMA VE BİR VAROLUŞ YOLCULUĞU
8/10
·1062 syf.··
2021 15. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2021 12:16
''Karın varsa derdin var, ama karın olmayan bir kadınla daha büyük derdin var demektir.'' (s. 710) Anna Karenina'nın yazıldığı dört yıl boyunca (1873-1877), Lev Tolstoy, kafasını meşgul eden tüm meseleleri eserine aktarır. Her fırsatta, roman yazarı, kalemini, deneme yazarına bırakır. Hikayenin akışı, yazarın kır ekonomisi, hayatın anlamı, çocukların eğitimi ya da psikoloji ve fizyoloji ilişkisi hakkındaki görüşlerini belirtmesi için yavaşlar. Levin ve Anna'nın dünyasında, tıpkı Lev Tolstoy'un dünyasında olduğu gibi, Gustave Dore tarafından İncil'in resimlendirilmesinden, Daudet ve Zola'nın romanlarından, Tyndall'ın radyan ısıyla ilgili teorilerinden, Spencer ve Schopenhauer'in öğretilerinden, Lassalle'ın önerdiği işçi birliği sisteminden bahsedilir; Anna, Taine'in Ancien Regime'ine göz atar, kocası Revue des Deux Mondes'da Breal'in bir makalesini okur, Prenses Betsi'nin evinde zorunlu askerlik hizmetiyle ilgili bir tartışmaya girişilir... Neredeyse bu romanın Lev Tolstoy'un zihinsel meşguliyetlerinden kurtulmasına yaradığı söylenebilir. Bu onun Bir Yazarın Güncesi'dir! (Henri Troyat, Lev Tolstoy, s. 504) Lev Tolstoy, Savaş ve Barış'tan sonra büyük bir boşluğa düştü. Üretken olamıyor, kalemi eline alınca düzgün bir şeyler geçiremiyordu kâğıda; geçirince de kendisi beğenmiyordu. Ne yapacağını bilemiyordu, bazen kafası karışıyor, bazen de kafasının içinde kayboluyordu. "Kocaman projelerin, kendimle ilgili kaygıların ve özenli bir düşünsel çalışmanın birbirine karıştığı yorucu bir ruh hali içindeyim. Belki de bu ruh hali, daha önce yaşamış olduğuma benzer, mutlu ve güvenilir bir çalışma döneminin habercisidir ya da belki, tam tersine, bir daha bir şey yazamayacağım!" (Henri Troyat, Lev Tolstoy, s. 450) Tolstoy, yine çok sevdiği tarihe yöneldi ve Büyük Petro'nun (ya da
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma