Gelip düşte onu muştuladılar
En ulu insana yüklüsün diye
Yıkılan burçların sönen ateşin
Kuruyan Save’nin haberci dili
Yıldızlar billurdan avize gibi
Bir ev nur merkezi geldiğin gece
Vakti yenileyen sen ey hoş geldin
İbrahim duası İsa müjdesi
Başında bir gölge altın çocuğun
Onu korumanın dipsiz imgesi
Alınıp oyundan nurdan neşterle
Ayıklar içini bir melek doktor
Sütanne evine dolan bereket
Seven bir çehreye gülücüğündür
Anaya babaya yük olmamanın
Anıtını diktin ey büyük yetim
Çorak vadiler doyar yağmura
Elinden tutulup yalvarılınca
Bir emin çobanlık dağda ve çölde
Devlet yönetimi hazırlığındır
Zümer Sûresi / 23.Ayet
Allah, sözün en güzelini, hem aynı benzerlik (uyum ve ahenk)te, hem de tekrarlı (ve karşılıklı ifadeli) (müjde ve tehdit, rahmet ve azap, cennet ve cehennem gibi) bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, ondan (âyetleri dinlemekten dolayı) tenleri ürperir, sonra da bedenleri ve kalpleri Allah’ın zikri için yumuşar. İşte bu (Kitab), Allah’ın (son gönderdiği) rehberidir. Dileyene/dilediğine, bununla doğru yolu gösterir. Allah kimi de sapıklıkta bırakırsa artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.
Âl-i Imrân Sûresi / 200.Ayet
Ey iman edenler! Dayanın, sabır ve sebat yarışına girin, murâbıt olun ve Allah’tan korkun (emirlerine uygun yaşayın) ki kurtuluşa eresiniz.
Âl-i Imrân Sûresi / 191.Ayet
(İşte) o (akl-ı selîm sahibi) kimseler ayaktayken, otururken, yan taraflarına yaslanarak yatarken Allah’ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünürler (ve derler ki:) “Ey Rabbimiz! Bunu boş yere yaratmadın. Seni tenzih ederiz, bizi ateş azabından koru.”
Andolsun ki Allah yolunda öldürülür veya ölürseniz, Allah tarafından (kazanacağınız) bağışlanma ve rahmet, onların (yaşayıp da) toplayacakları (bütün dünyalık) şeylerden daha hayırlıdır.