Fatıma

Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik, Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden. Martılar konuyor omuzlarıma, Gözlerin İstanbul oluyor birden. Akşamlardan, gecelerden, senden uzağım Şiirlerim rüzgardır uzak dağlardan esen Durgun sular gibi azalacağım Bir gün, birdenbire çıkıp gelmesen. Şarkılarla geleceksin, duygulu, ince Yalnız gözlerime bak diyeceksin. Ellerim usulca ellerine değince Kaybolup gideceksin Bir elim seni çizecek bütün pencerelere Bir elim seni silecek. Kalbim: Ebemkuşağı; günde bin kere Senin için yeni baştan can kesilecek. Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde Sonra seni kaybetmek hemen her yerde Ne güzel bineceğim vapurları kaçırmak Yapayalnız kalmak iskelelerde. Seninle bir yağmur başlıyor iplik iplik, Bir güzellik doğuyor yüreğime şiirden. Martılar konuyor omuzlarıma, Gözlerin İstanbul oluyor birden
Reklam
Bölüyor bir hançer, ah, rüyaları: Bir rüya, bir haçer, bir el; ve, ve, ve...
Sayfa 22
Şiir
Yağmur Duası
Ben geldim geleli açmadı gökler Ya ben bulutları anlamıyorum Ya bulutlar benden bir şey bekler Hayat bir ölümdür aşk bir uçurum Ben geldim geleli açmadı gökler Bir yağmur bilirim bir de kaldırım Biri damla damla alnıma düşer Diğerinde durup göğe bakarım Ne şehir ne deniz kokan gemiler Bir yağmur bilirim bir de kaldırım Nedense aldanmış bir gece annem Bir kadın gömleği giydirmiş bana İşte vuramadı gökler bana gem Dinmedi içimde kopan fırtına Nedense aldanmış ilk gece annem Biri çıkmış gibi boş bir mezardan Ortalıkta ölüm sessizliği var Bana ne geldiyse geldi yukardan Bana ne yaptıysa yaptı bulutlar Biri çıkmış gibi boş bir mezardan İyi ki bilmiyor kalabalıklar Yağmura bakmayı cam arkasından İnsandan insana şükür ki fark var Birine cennetse birine zindan İyi ki bilmiyor kalabalıklar
Sayfa 10
Şiir
Dünya hayatı ebedi olan ahiret yurdunu kazanabilmek için yegane amel işleme yeridir. Dolayısıyla da hayat, beşikle tabut arasındaki mesafeye sığmayacak kadar ulvi bir hakikattir
Sayfa 448·Kitabı okudu
Din
Nutk-i Şerif
Aşkın kime yâr olur dâim işi zâr olur Dinmez gözünün yaşı yanar içi nâr olur Sevdâ‐yı zülfün kimin takılsa gerdânına Mansûr gibi âkıbet yolunda berdâr olur Leylâ‐yı aşkın senin her kimi mecnûn eder Firkât oduna yanıp her gece bîmâr olur Varlık cibâlin kesip dost iline yol eder Ferhat'leyin gözünün yaşları pınâr olur Şol İbrâhim Edhem’i dervîş eden aşkındır Derdine düşen şâhın tahtı târümâr olur Ben de ârı terkedip girdim bu dervîşliğe Her kim senin aşkına düşdüyse bî‐âr olur Bu yolda cânın veren cânân alır yerine Aşk dükkânında anın cânıyla bazâr olur Ey dilber‐i rûhânî al koma işbu cânı
Şiir
Reklam