Fatmanur

Hayatla dolup taştığı için, Şeytan’ ın hiçbir sunağı yoktur: İnsan kendini Şeytan’da çok fazla bulduğu için O’ na tapamaz; ondan bilerek nefret eder; kendinden yüz çevirir ve Tanrı’ nın yoksul vasıflarını ayakta tutar. Ama Şeytan bundan şikayetçi değildir ve bir din kurmaya hiç heveslenmez.
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Reklam
Şeytan’a doğru mu döneceğiz? Fakat ona dua etmeyi beceremezdik: Ona tapmak, içedönük bir biçimde dua etmek, kendimize dua etmek olurdu. Apaçık gerçekliğe dua edilmez: Kesin, tapınma nesnesi değildir. Tüm özniteliklerimizi kendi benzerimize yüklemişizdir ve görkeme benzer bir süs vermek için onu karalarla örtmüşüzdür: Yas giysilerine bürünmüş hayatlarımız ve meziyetlerimizdir o.
Sayfa 28·Kitabı okuyor
Zeka ile sersemlik arasındaki fark, çeşitlendirilmediği zaman bayağılığa yol açan sıfat kullanımında ortaya çıkar. Bizzat Tanrı, sadece kendine eklenen sıfatlarla yaşar; ilahiyatın varoluş nedeni budur. Böylelikle insan, mutsuzluğunun yeknesaklığını daima farklı biçimlerde niteleyerek, ancak tutkulu bir yeni sıfat arayışıyla zihnin önünde haklı çıkarır kendini.
Sayfa 28·Kitabı okuyor
Mutsuzluk, soluk alan her şeyin dokusunu oluşturur; ama çeşitleri evrim geçirmiştir; her varlığı, böylesine ıstırap çeken ilk insan olduğuna inanmaya iten alt edilmez görünümlerin birbirini izlemesini sağlayan odur. Tek olmaktan duyduğu gurur, insanı, kendi derdine aşık olmaya ve tahammül etmeye teşvik eder. Bir ıstırap dünyasında, ıstırapların her biri, diğerleri nazarında tekbencidir.
Sayfa 27·Kitabı okuyor
En uzak mesafe ne Afrika'dır, ne Çin, ne Hindistan, ne seyyareler, ne de yıldızlar geceleri ışıldayan... En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir birbirini anlamayan. Herman Amato
Reklam