Gökhan

Gökhan
@_ggkhnn_
Öğretmen
Yüksek Lisans
Aksaray
16 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Abartılmış Bir Balon
1/10
·724 syf.··
2025 106. kitabı
Kitabı okuyalı uzun zaman oldu. Kitap hakkında incelememde kitabın içeriğinden çok kitapla ilgili düşüncelerimi açıklamak istiyorum. Zaten içeriği hakkında yeterli bilgi de mevcut. Aslında kitabı okumadan önce de fazlasıyla abartıldığını düşünüyordum ve kitabı okumak gibi bir düşüncem yoktu. Katıldığım bir etkinlikte bu kitap hakkında sohbet edileceği için kitabı edindim ve zor da olsa okumayı bitirdim. Kitabı okudukça bu kitabın neden en çok yarım bırakılan kitap olduğunu da anlamış oldum. Kitap okumak benim için bir zevktir ve okumaktan keyif alırım. Ancak bu kitap keyif vermiyor resmen işkence ediyor. Şimdi “ama o kitap postmodern onun tarzı öyle” diyenler olacaktır. Onlara da saygı duyuyorum ama ben kitabı beğenmedim. Bir kitabı beğenmemek gayet doğal ama konu “Tutunamayanlar” olunca sanki beğenmemek büyük bir günah oluyor. Gerek sosyal medyada gerekse çevremde kitabı öven, kitaptan paylaşım yapan çok sayıda kişiye rastladım. Açık konuşmam gerekirse bu kişilerin kitabı tam olarak okuyup anladıklarını da düşünmüyorum. Çünkü kitap kolay anlaşılan ve bir oturuşta okunan bir eser değil. Bazı kitaplar vardır okumaya başlarsınız şişeden boğazınıza boşalan su misali cümleler de zihninize akar. İşte bu kitap öyle değil şişenin kapağına delik delmişsiniz de ağzınıza su damlıyormuş gibi ne susuzluğunuzu giderebiliyorsunuz ne de o su içme hazzını tadabiliyorsunuz. Ülkemizde kitap okumanın ne kadar yaygın olduğu herkesin malumu. Kitap okuma oranı böylesine düşükken de böylesine zor bir kitabın bu kadar yüceltilmesini gerçekçi bulmuyorum. İnsanların gerek mahalle baskısı gerekse farklı olma korkusu yüzünden aslında beğenmeseler bile kitaba methiyeler düzdüğünü düşünüyorum. Oysa benim için “Tutunamayanlar” sıradan postmodern bir kitaptan öteye geçmiyor. Kaldı ki Türk
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Reklam
Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.
8/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 202. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Aralık 2025 12:04
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Kitapta yazar, babasının ölümü üzerine yaşadığı duyguları ve düşünceleri paylaşıyor. Kitap yazarın da dediği gibi bir anı-roman. Eser konu itibariyle daha önce okuduğum "Kuşlar Yasına Gider" kitabıyla benzer. Kitapları sırayla okursanız aralarında daha çok benzerlik bulabilirsiniz. Her iki kitap da ölüm konusu işlese de aslında ölümü anlatmıyor onun çevresinde dolaşıyor. Ayrıca kitapların ele aldığı konu sömürüye açık olmasına rağmen her iki kitapta da bu hissedilmiyor. Romanın kısa bölümlere ayrılması okumayı kolaylaştırmış ama konu itibariyle okurken bazen boğazınız düğümlenebiliyor. Yazar dili çok akıcı ve sade kullanmış. Kitabın genelinde kısa ve basit cümleler kullanılmış ama derin anlamlar içeren bu cümleler sadece bir düşünceyi değil aynı zamanda bir duyguyu da okura yansıtıyor. Ayrıca yazarın anlatımındaki samimiyet okuru kitabın içine çekiyor ve kitabın bir solukta okunmasını sağlıyor. Yazar babasının ölümü karşısında yaşadığı hislerini öyle güzel ifade etmiş ki siz kitabı okurken yazara acıma duygusu beslemiyorsunuz ama onunla empati kurabiliyorsunuz. Genel itibariyle beğendiğim bir kitaptı. Yazarın kitapta bir çok esere atıfta bulunması da hoşuma giden bir detaydı.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
Acı gerçekler
9/10
·195 syf.··
2025 185. kitabı
Kitap bir roman değil, bir nevi anı-günlük tarzında yazılmış. Yazarın dili gayet akıcı ve sade. Kitabın samimi üslubu okuru bir anda içine çekiyor ve kitap bir solukta okuyor. Kısa bir kitap olması da okuru sıkmıyor. Bunun yanında anlatılan olayların gerçek olması merak duygusunu diri tutuyor. Mahmut Makal’ın Aksaray’da bir öğretmen olması ve öğretmenlik anılarını anlatması, benim de Aksaray’da öğretmenlik yapmam dolayısıyla kitaba olan ilgimi daha da arttırdı. Bu yüzden özellikle öğretmenlerin bu kitabı mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. Yazar eserinde köylünün cahilliğini, geri kalmışlığını ve yobazlığını tüm çıplaklığıyla okura göstermiş. Yazarın karşılaştığı sorunları gördükçe öğretmenlik tecrübelerime dayanarak 1950’lerden günümüze pek fazla bir şeyin değişmediği acı gerçeğini görmek beni üzdü. Özellikle köylülerin akılcılık ve bilim yerine din tüccarlarını tercih etmesi ve onlara değer vermesi hala büyük bir sorun olarak karşımızda durmakta. Bu kitabı okuduktan sonra buna benzer bir eser olan Bulgakov’un “Genç Bir Doktorun Anıları” kitabı okunarak Türkiye ve Rusya köyleri karşılaştırılabilir. Kitabı genel olarak çok beğendim ve ülkemizin yakın tarihinde köylerin ve köylünün genel durumunu merak edenlerin kesinlikle okumasını tavsiye ediyorum.
Bizim KöyMahmut Makal · Literatür Yayıncılık Dağıtım · 20241,562 okunma
Tatsız Tuzsuz Bir Çorba
1/10
·192 syf.··
2025 183. kitabı
Yazarın Manves City kitabından sonra okuduğum ikinci kitabı. Açıkçası iki kitabı beraber satın almasam Manves City’i okuduktan sonra bir daha Latife Tekin kitabı okumazdım. Kitap Manves City ile aynı anda piyasaya çıkmış ve birbiri ile bağlantılı şekilde yazılmış. İki kitap da kısa olarak nitelendirilebilecek seviyede. Tek bir kitap yerine iki ayrı kitap şeklinde aynı anda satışa sunulmasını bir satış stratejisi olarak değerlendiriyorum. Kitap genel olarak sanayileşmenin topluma ve doğaya olumsuz etkilerini anlatmaya çalışıyor. Manves City’de olduğu gibi yazar burada da sadece çalışmış ama bana göre başarılı olamamış. Yine kurgusal açıdan zayıf bulduğum bir kitap. Ana karakter oradan oraya yolculuk edip bir çok yan karakterle karşılaşıyor. Bu yan karakterlerin çoğunun bir derinliği ve arka planı yok. Yine yan karakterlerin çoğunluğu ana hikayeye hiç bir katkı sunmuyor. Kitapta bir de kötü karakter var. Yazar kötü karakteri oluştururken gerçeklikten kopmuş. Kötü karakterin kötü olmak için bir motivasyonu olmadığı gibi saf kötü olması ve grilik belirtisi göstermemesi onu bir çizgi roman kötüsüne dönüştürmüş. Yazar Manves City’de olduğu gibi yine devrik cümleleri bolca kullanmış ve karakter isimlerini alışılagelmiş isimler dışında seçmiş. Yine Manves City’de olduğu gibi olay çok dağıtılıp toplanamamış ve aceleci bir son yazılmış. Kitabın kısa olması ve yazarın içine her şeyden bir parça koyması kitabın okunmasını zorlaştırmış ve kitabın tatsız bir çorbaya dönmesine sebep olmuş. Latife Tekin zor okunan zor anlaşılan bir yazar olmayı bırakıp okurun damak tadına uygun eserler verse daha iyi olur görüşündeyim. Genel olarak Manves City gibi bu eseri de beğenmedim.
SürüklenmeLatife Tekin · Can Yayınları · 2018423 okunma
İki Bölümlük Düşük Bütçeli Türk Dizisi
1/10
·152 syf.··
2025 182. kitabı
Latife Tekin’in okuduğum ilk kitabıydı. Kitapta genel olarak sanayileşmenin bir kenti ve içinde yaşayan insanları değiştirmesi anlatılmaya çalışılmış. Sadece çalışılmış diyorum çünkü bana göre başarılamamış. Kitap bol miktarda postmodern edebiyat unsurları barındırmakta. Karakterlerin isimleri olayların karmaşıklığı da bunlardan bazıları. Klasik olay örgüsüne ve tümce düzenine alışkın okurlar için bu kitabı okumak zor olacaktır. Kitabın kurgusunu zayıf buldum. Olay örgüsü parçalara ayrılıp bir daha toparlanamamış. Üvey kızını arayan bir erkek karakter ile toplumsal ve kentsel yozlaşma anlatılmaya çalışılıyor. Kitapta bolca yan karakter var ancak onların hikayeye etkileri yok. Bunun yanında kısa bir kitaba bu kadar karakter eklenince o karakterlerin bir arka planı ve derinliği de olmamış oluyor. Kitabın sonu ise reyting alamadığı için üçüncü bölümde final yapan Türk dizileri gibi aceleyle yazılmış. Genel itibariyle kitabı yetersiz buldum.
Manves CityLatife Tekin · Can Yayınları · 2018598 okunma
Reklam