Açığa satış yapanları eleştirenleri dinlerseniz, ellerinin altındaki dev sermaye havuzlarını keyifleri istediğinde şirketleri batırmak için kullanan, bütün dünyaya yayılmış bir grup kötü ruhlu cingöz gelir gözünüzün önüne. Oysa gerçekte Amerika'da tam gün açığa satış yapanları saysanız, iki elin on parmağını geçmez ve hepsinin elindeki toplam sermaye de 20 milyar doların altındadır. Bu miktar ise 14 trilyon değerindeki bir borsa için denizde bir damla demektir. (Çok daha fazla sermayeyi yöneten yüksek riskli serbest fonlar (hedge fund) da açığa satış yaparlar, ama özellikle ya da sistematik olarak bu işlemi yapmazlar. Hisse senetleri borsası bütünü itibariyle fiyatların yükseleceğini düşünen kişilerden oluşur.
Bilim insanları, bulgularını yayınlamaya razı oluyorlardı, çünkü kamuoyunda tanınmanın ve nüfuz sahibi olmanın yolu buydu. Bazılarının denediği gibi bu süreci piyasa bağlamında düşünmek gerekirse, bilim insanlarının ücreti başkalarının gösterdiği ilgiyle ödeniyor, denebilir. Bilim sosyologu Robert K. Merton'un ünlü deyişiyle, “Bilimde özel mülkiyet, mülkün özünü bedava dağıtarak kurulur.”
(Tabii Newton bu cümleyi bir cüce olan rakibi Robert Hooke'a yazdığı bir mektupta kullanmış olduğundan, zalimce bir espri yapmak istemiş de olabilirdi.)