Sevgili Boethius yunan ve Helenistik dönem felsefe tarihini çok iyi bir şekilde öğrenmiş ve içselleştirmiş. Uğradığı haksızlık sonucu hiç bir yargılanma içerisine girmeden tutsak edilmiş. Bu adaletsizlik sonucu kafayı yememek uğruna felsefeden arkadaşlarımıza yaptığımızı toz pembe şeklindeki teselliyi yaptırmasını sağlamıştır. Bu kadar okumuş, aklı kullanmayı ön plana koymuş insanların bu şekilde düşünüyor olabilmesi beni şaşkınlığa uğratıyor. Onların düşüncelerinin bana çok saçma gelmesi onları yanlışlamaz aslında. onların bağlamında böyle düşünmek normaldi diyerek ılımlı bir yaklaşım sergileyelim. Ortaçağ felsefesinin genel karakteristik problematiğini ortaya koymaktadır kitap. Felsefe ve din ilişkisini bağdaştırma yani akıl ve Hristiyan düşüncesini uzlaştırmaya çalışır. Platon tekniğinde bir yazım şekli güdülmüş fakat edebi olarak şiirsel dil eklemlenmesi gerçekten hoş olmuştur. Platon'un yazımı dışında düşünceleri de oldukça hakim. İyi ideası ve her şeyin ondan pay alması her şeyin ona doğru yönelmesi düşüncesini tanrı ile özdeşleştirerek dine yedirmeye çalışılmış. Tabii yeni platonculukta Platinos' un BİR, bütün olmasına da göndermeler yaparak tanrıdan sözde gelmeyen kötülüğün aslında olmadığını göstermeye çalışır. Orta çağ ve klasik din felsefelerinin ana sorunlarından biridir tanrının iyiyse kötülük nereden geliyor mevzusu. Burada kötülüğü insanların iyiliğe giderken seçtikleri yolda kötü olan yolu seçmelerine vermiştir. Yani herkes iyi olana yönelir fakat bu iyiye giderken bazı insanlar iyi yolu seçerken bazıları güçsüz olduğu zayıf olduğu için kötülüğü seçer. En can alıcısı ve sinir olduğum noktası da adalet konusunda ki düşünceleri oldu. Yeryüzündeki adaleti sağlama durumunu kötüleyerek bunu diğer tarafa bırakmanın daha doğru olduğunu çünkü kötülere burada