Bu kitap Platon'un sevgiyi övmek ve anlamak için yazılmış bir diyalog. Diyalogda herkes sırası ile söz alır ve kendilerine göre sevgiyi veya aşkı açıklar.
Öncelikle o dönemdeki sevgi üzerinde durmak lazım. O dönemde yunanda kitabında bize açtığı bir tek sevgi/aşk çeşiti yoktur. Bilgelik sevgisi,Tanrı sevgisi vs gibi farklı farklı ayırırlar bunu. Burada küçük bir övgü yaparlar kendilerine(#92373129). Bunda çok da haksız sayılmazlar :) .
Diyalogda benim ilgimi çeken ilk nokta #92367518 altıntısında olduğu gibi aşk için yapılan çoğu şeyin meşru gözükmesi bu çoğu zaman doğrudur. Bunla beraber aşkın hiçbir zaman tam olarak tarfi edilmediği aşk tanrısı olan Eros üzerine hiçbir hiçbir şairin bir şiir yazmadığını söylemişler. Bunun nedeni nedir? Birazdan geleceğiz ama öncesinde ilgimi çeken birkaç noktaya değinmek istiyorum.
Bunlardan ilki Aristophanes'in konuşması. İlgimi çekmesinin nedeni ise eşcinselliği övmesi ve onu yüceltmesi. Bunu bir mitosla anlatıyor ama ben onu burada anlatmayacağım ama kısaca#92367671 alıntısında olduğu gibi içinde erkeksilik olan bir kişinin eğer bu fazlaysa erkekler ona çekici geleceği yani mertlikten,cesaretten vs hoşlanacağı bu yüzden bunun ayıplanmaması gerektiğini söylüyor. Ayrıca soylu krallarda bu daha fazla bulunur bu yüzden âdet yerini bulsun diye evlendiklerini söyler. Bu şüphesiz o dönemde eşcinselliğin yaygın olduğunu gösterir bu antik yunanın sevgi anlayışını anlamak için bence önemli bir nokta.
Sonrasında Diotima'nın düşünceleri dikkatimi çekti. Sevginin bir çeşit yoksulluktan kaynaklandığını söylüyordu. Ona göre elinde olmayanı sevebilir ancak (#92367885) . Bilgiyi sevenlerde ona ancak sahip olmadığından ortaya çıkar.
Şölen - DostlukPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20195,2bin okunma
— Siz de gülünç oldunuz çocuklar, bu yaşımda ben de gülünç oldum. Bizi dinleyenler buradan giderken diyecekler ki, birbirine dost diyen bu insanlar –çünkü ben de kendimi dostunuz sayıyorum– daha dost nedir bulup çıkaramıyorlar.
Bari bırakın, ben de, duruşmalardaki usta hatipler gibi şöyle bir toparlayayım söylediklerimizi: Demek ne sevenler dost, ne sevilenler; ne benzerler, ne karşıtlar; ne iyiler, ne uygunlar ne de sözünü ettiğimiz daha bir sürü başka şeyler... O kadar çok ki hatırlamıyorum. Bütün bunların hiçbiri dost değilse susmaktan başka çare kalmıyor.