Hai

9/10
·112 syf.··
2020 4. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2020 18:38
Hikayemiz umarsız bir adamın anasının ölmesi ile başlıyor. Neredeyse her ölümün ardından karşılaştığınız o ahlama vahlama ile karşılaşmıyoruz tabii ki. Onun yerine buna karşı duyarsız kalan berki de duygusuz bir tepki sergiliyor karşımızda. Sonrasında anlıyoruz derdini aslında bir derdi yokmuş! Sayfalar ilerledikçe daha çok açıyor kendini sanki benzer şeylere vurgu yapıyor ne anlatmak istediğini anlıyorsunuz sanki. Peki ne anlıyoruz? Bizim anladığımızla yazarın kastettiği örtüşüyor mu? Bunun bir önemi var mı? Neyse lafı uzatmak istemiyorum benim anladığım en önemli şey eylemler arasındaki bağıntıların tamamen keyfi bir şekilde kurulduğu.Öyle bir sağ duyu yaratıyor ki biri bir ölüm karşısında ağlamayınca şaşırıyoruz hatta bu ağlamamayı bile kalpsizlik,onu sevmemezlik ile bağdaştırıyoruz. Oysaki bunu ne ona sorarak öğrendik nede aslında kuvvetli delillerimiz var. Sadece alışkanlıklarımız var elimizde. Bunun yanında hapishanelere de bir eleştiri vardı sanki bu alışkanlık her şeye az buçuk alışma durumu verilen bütün cezaları aslında anlamsız kılıyordu. #78575664 burada olduğu gibi ilk önce acı çekiyoruz ama #78575755 sonra bunlar ceza olmaktan çıkıyor bizim için yine anlamsızlığa doğru yol alıyoruz. Hiçbir eylem mutlak olmadığı gibi anlamdan da yoksundular aslında. Berki de bu kazanılmış alışkanlıkların en çarpıcı sonuçlardan biri de bir insanın bir insanı öldürmekten suçlu bulunacağı yerine annesini kalpsiz(!) bir şekilde gömdükten sonra yüz kızartıcı(!) şeyler yaptığı için yargılanmıştı. Ölen adamın buradaki yeri sadece yargılanma tahtasında çıkmasını sağlamaktı sanki. İdam cezasını da sükûnet içinde karşılıyordu kendisi ama kendini şafakla beraber bir kaçış olacağına da inandırmak istiyordu kendisini bunun
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2012137,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İnsan daima, gözünü açıp bu türlü şeylere dikkat etmeli. Ama kimse, hiçbir zaman, başına neler geleceğini bilemez ki!
Bu adamı anasını gömdü diye mi, yoksa birini öldürdü diye mi suçlandırıyoruz, anlayalım.
Ama, o zamanlar sigara içmemeye alışmıştım; bu da, benim için bir ceza olmaktan çıkmıştı artık
"Ötekilerin sızlandıkları ilk şey budur," dedi. "Ben de onların durumundayım, bu işlemi de haksızca buluyorum," dedim. "Ama, dedi, zaten sizi de bunun için hapse tıkıyorlar ya!" "Nasıl? Bunun için mi?" "Elbette, özgürlük dediğin budur işte! Özgürlükten yoksun bırakıyorlar." Bense bunu hiç düşünmemiştim. Ona hak verdim, "Doğru, yoksa ceza nerde kalırdı!" dedim. "Evet, siz durumu anlıyorsunuz, ama ötekiler anlamıyorlar