Ancak Dostoyevski yazabilirdi böylesine. Ikinci defa okuşumdu ve yeniden başka anlamlar çıkardım; insanlığa dair başka anlamlar. Dostoyevski'nin kitaplarını okumak çoğu zaman ürkütür beni ve bunun tek sebebi ise beni böylesine anlayan bir insanı karşımda hissetmem. Kötüye düştüğüm an sarıldığım yazarlardan. Düşündürüyor ve oldukça derin bir yolculuğa çıkarıyor. Insan psikolojisini tüm inceliğiyle ele almayı başaran nadir yazarlardan. Oğuz Atay'ı hatırlıyorum bazı kısımları okurken. Hayatta anlaşılmamış insanların ortak noktalarına benzer şekilde bahsetmişler. Kendimi şanslı hissediyorum okurken. Korkarak yaptığımız/yapamadığımız şeylerden, icimizdeki kuruntulardan, hayata dair yapmak isteyip de üşendiğimiz şeylerden ve en önemlisi ucunda kendimizi küçük düşürmek dahi olsa aldığımız risklerden... Bahsedilmesi gereken daha çok şey var lakin bunu yapmak bana düşmez. Dostoyevski çok güzel bir şekilde yazmış yazacağını. Her kitabını ayrı ayrı sevip her detayında kaybolmak.. Sevdiğim insan iyi ki yazmışsın ve iyi ki bize ulaşmış. Hayatı yaşanılır ve anlaşılır kılıyor yazdıkların.