Gecenin bu saatinde insan kendi iç sesinden başka kimseyi duyamıyor. Işıklar sönmüş, sokaklar susmuş ama zihnim susmuyor. Gün içinde güçlüymüş gibi taşıdığım her şey, gece olunca tek tek üzerime çöküyor. Söylenmeyen cümleler, yarım kalan duygular, içimde bir yerlerde hep eksik kalan o his… Bazen kimseye yük olmamak için susuyorum, bazen de suskunluğumun bile kimse tarafından fark edilmemesine üzülüyorum. En acısı da şu: İnsanın yanında biri varken bile kendini bu kadar yalnız hissedebilmesi.
Bu saatlerde geçmiş daha ağır geliyor. Yaşanmışlıklar değil, yaşanamayanlar can yakıyor. “O an farklı davransaydım” dediğim her şey zihnimde tekrar tekrar yaşanıyor. Kalbim sanki hep bir şeyleri bekliyor ama neyi beklediğini de bilmiyor. Yoruldum demek istiyorum ama bunu kime diyeceğimi bilmiyorum. Gülümsemeyi öğrendim ama iyi olduğumu kimseye inandıramadım, kendime bile. Sabah olduğunda yine toparlanacağım, yine her şeye yetişmeye çalışacağım. Ama bu gece… bu gece içimdeki kırgınlığı saklayacak gücüm yok.
Ebeveynlerinizi değiştiremezsiniz ancak içinizde onları algılayış biçiminizi değiştirebilirsiniz.Ebeveynlerimizi
değiştiremeyiz ama onları algılama şeklimizi değiştirebiliriz.