"Bu kitabı, sizi düşünerek, sizin için yazdım. Bela gecelerinde, yaşım sızarak, yüreğim sızlayarak yazdım." diyor Ahmet Hikmet. Bu iki cümlenin üzerine konuşmak ancak lafügüzaf olur. Bu yüzden çok kısa keseceğim. Çağlayanlar'da toplanmış parçalar Türk destanlarından, Türk tarihinden ve Ahmet Hikmet'in bizzat kendisinin de içinde bulunduğu ve şahit olduğu Trablus, Balkan, I. Dünya ve İstiklal savaşlarının acı hatıra ve olaylarından faydalanılarak yazılmış, kısa hikayelerden oluşuyor. Her hikayesinde Vatan, Millet, Turan sevgisini ilmek ilmek yüreğinize işliyor. Mutlaka okuyun.
"Çağlayanlar" o gün çağladığı gibi, bugün de çağlıyor, yarın da çağlayacaktır.
ÇağlayanlarAhmet Hikmet Müftüoğlu · Mavi Çatı Yayınları · 20172,345 okunma
Evini, ailesini, kardeşini bırakıp Viyanaya Tıp okumak için gelen bir gencin yalnızlığa ve yeni hayatına uyum sağlama -veya sağlayamama- sını anlatan bir öykü. Karakterimiz tam bir dengesiz. Kendini ezik ve güçsüz hissettiği için kavga çıkarıp kendini ispatlamaya falan çalışan, arkadaşının sevgilisine yan gözle bakan, sonra ev sahibinin, kızıl hastalığına yakalanmış küçük kızını görünce, açılın ben doktorum!! diyerek olaya el atıp ona göz kulak olurken küçücük kıza aşık olan aptal saptal biri. Kitap vasattı ve karakteri - veyahut karaktersizi- hiç sevmedim. Ama kitabın sonunda oh oldu ona. Okursanız okuyun okumazsanız da pek bir şey kaybetmezsiniz :D