Saeris Fane öldüğünde yirmi dört yaşındaydı. Dürüst olmak gerekirse bu kadar bile yaşamaması gerekirdi ama ahmak kız ne zaman vazgeçmesi gerektiğini hiç öğrenemedi.
Sonunu bile bile lades gibiydi bu kitabı okumak. Ben ilk önce filmini keşfedenlerdenim. Ama filmler ne kadar güzel olsa da kitaplar, kelimler.. onların güzelliği ve dataylılığı başka hiç bir şeyde bulunmaz. Kitaba başlarken ağlayacağımı biliyordum ama son yirmi sayfasını hüngür şakır, gözümdeki yaşlardan bulanık bir şekilde okuyacağımı tahmin etmemiştim. Kitabın en sevdiğim yanı Ölüm’ün olacak bütün olumsuzlukları en başından ve ara ara hatırlatması oldu. Bir nevi seni o iç acıtan sona hazırlıyormuş gibiydi. Ama ne kadar hazırlarsa hazırlasın son elli sayfa gülle gibi çarpıyor. Ve o hatırlatmalar daha da kötü kılıyor, biliyorsun neler olacağını ama bile bile lades yapıyorsun. Bu masal gibi hikâyeyi okumadan geçmeyin.