Hayriye KIZILTAŞ

10/10
·574 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2026 21:13
Sonunu bile bile lades gibiydi bu kitabı okumak. Ben ilk önce filmini keşfedenlerdenim. Ama filmler ne kadar güzel olsa da kitaplar, kelimler.. onların güzelliği ve dataylılığı başka hiç bir şeyde bulunmaz. Kitaba başlarken ağlayacağımı biliyordum ama son yirmi sayfasını hüngür şakır, gözümdeki yaşlardan bulanık bir şekilde okuyacağımı tahmin etmemiştim. Kitabın en sevdiğim yanı Ölüm’ün olacak bütün olumsuzlukları en başından ve ara ara hatırlatması oldu. Bir nevi seni o iç acıtan sona hazırlıyormuş gibiydi. Ama ne kadar hazırlarsa hazırlasın son elli sayfa gülle gibi çarpıyor. Ve o hatırlatmalar daha da kötü kılıyor, biliyorsun neler olacağını ama bile bile lades yapıyorsun. Bu masal gibi hikâyeyi okumadan geçmeyin. Kitap HırsızıKitap Hırsızı Markus ZusakMarkus Zusak
Edebiyat
Kitap HırsızıMarkus Zusak · Martı Yayınları · 202114,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
6/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2025 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2025 20:17
Kitap genel anlamda güzeldi. Okuması kolay sayfaları akarcasına geçti. Konu olarakda güzeldi. Sadece benim canımı sıkan ufak tefek olaylar vardı. İlk olarak kadın ve etkk karakterin arasındaki 14 yaş farkı beni bi tık rahatsız etti. Sonrasında Jocelyn ilk başta Rand ile evlenmeye ölümüne karşıydı, hatta ablasından evlilik iptali veya boşanmak için yardım istedi. Ama aradan daha üç(3) gün geçmeden kız ben bu adamı kedime nasıl aşık ederim diye dolanmaya başladı. Keza Rand’de aynı şekilde ilk başta bu kız çok şımarık ve sadece görev icabı evlendiği kıza üç(3) gün sonra sanırm aşık oluyorum diye dolanmaya başladı. Evet aralarındaki iletişim çok güzeldi, sohbetleri atışmaları ilişkileri sadece herşey çok hızlı oldu bitti. Gerçek anlamda 3 günde birbirlerine aşık olup bir haftada (7günde) bir daha hiç ayrılmamaya karar verdiler. Yaşanan herşey bi iki/üç aya yayılsaydı daha gerekçi ve samimi olabilirdi benim için.
Edebiyat
Prensin GeliniVictoria Alexander · Pegasus Yayınları · 202132 okunma
10/10
·647 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2025 19:40
Ben ne yaşadım böyle? Ne okudum? Bu nasıl bir hikâye? Muhteşe, Muhteşem, Muhteşem. İlk kitap ne kadar durağansa ikincisi dolu dizgin dur durak demeden devam eden bir fırtına gibiydi. Yazar ilk başta bu kitabı yazarken Rhysand ve Feyrenin gözünden yazmak istemiş ama çok erken bir şeyleri açığa çıkarabileceğinden korktuğu için vazgeçmiş. Bir yandan takdir etsemde keşke Rhysandin gözünden okumayı daha çok isterdim. Ama olsun yazar o kadar güzel ince ince dantel gibi işlemişki hikâyeyi ayrı olarak Rhysand’in gözünden okumasak da neler yaşadığını ve hissettiğini anlayabiliyorsunuz. Adını bile anmak istemiyorum o sarı çiyan ilk kitapta nötrdüm ona karşı ama bu kitapta iliğime kemiğime kadar nefret ettim ondan. Diğer kitaptan tek beklentim Yüce Leydinin ettiği yemini sonuna kadar kullanması. Beklediğim ve ince ince işlenen başka bir konuda tabii kide Cassian ve Nesta. Cassian, Nestaya ilk laf soktuğu andan itibaren elimdeki kitabı bırakıp onların hikayesini okumamak için zor tuttum. Hâlâ da aradaki kitapları okumadan onların hikayesini geçiş yapmamak için kendimi dizginlemeye çalışıyorum. Sarah J. MaasSarah J. Maas seni şimdiye kadar keşfetmediğim ve bu harika, harika, harika ötesi hikayesinden mahrum kaldığım için senden büyük özür diliyorum. Ve hâlâ keşfetmemiş olanlara sesleniyorum alın alın okuyun. Sis ve Öfke SarayıSis ve Öfke Sarayı
Fantastik Roman
Sis ve Öfke SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20204,665 okunma
8/10
·540 syf.··
Beğendi
·
2025 17. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2025 00:14
Kitaba başlarken hem çok fazla beklentiyle hem de çok fazla tedirginlikle başladım. Çünkü Booktok da çok fazla karşıma çıkan kitaplardan biriydi. Bu yüzden bir çok spoirlerla başladım kitaba. En çokta Rhysand ve Tamlinle ilgili spoilerlar yüzünden beklentilerle okudum. Ama kitapta ilerledikçe kendi görüşlerimle değerlendirme yapabilmeye başladım. Bunlardan ilki Tamlini sevmemek oldu. Tamam çok güçlü bir Yüce Lord vs. felan ama beni pek kendine çekemedi. Bunun sebebi ise bana fazlasıyla korkak gelmesi. Tüm peri halkının başında neredeyse senin yüzünden büyük bir bela var ama sen neredeyse elli küsür yıldır kılını kıpırdatmıyorsun. Sadece öyle oturup belanın seni bulmasını bekliyorsun. Ayağına kadar gelince anca ya öldürüyorsun ya da def ediyorsun. Feyre’ye olan aşkı da bana geçmedi. Zaten burdan da Feyre’ye geçeceğim. Kızı tanımak için baya çaba sarfettim ama sonunda tanıdım. Bana göre Feyre henüz çocukken annesinin mantıksızca bütün ailesinin yükünü omuzlarına atmasıyla çocukluğunu es geçip büyümeye zorlanmış bir kız. Bu yüzden de avlanmak ve hayatta kalmak dışında iç güdü ve bilgisi olmayan ufak bir kız çocuğu. Tamline olan aşkı bana bu yüzden geçmedi. Çünkü hayatında ilk defa bir iyilikle karşılaşıyor ama bu iyiliğin aslında bir bedeli var. Bana daha çok Tamline karşı Stokholme Sendromu beslemiş gibi geldi. Öte yanda Rhysand ise o benim kötü çocuk zaafıma kurban gitti o yüzden net ve bağımsız bir inceleme yapamayacağım. Çünkü ilk kitapta ilk gördüğüm anca onu çok seveceğimi anlamıştım. Ama okudukça bana The Vampire Diaries’teki Damon Salvatore’u hatırlattı. Düşünme şekli, davranışları vs. her haliyle. Hikâyesine gelirsek yazar bi tık fazla uzatmış diyebilirim. Feyrenin Tamlinin sarayında geçen süreleri kısa bir şekilde bahsedip esas olaya geçseydi birazdaha hareketli
Fantastik Roman
Dikenler ve Güller SarayıSarah J. Maas · Dex Kitap · 20166,1bin okunma
*Spoiler İçerir*
8/10
·944 syf.··
2025 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2025 20:02
Nerden başlasam… O kadar çok şey var ki. Öncelikle yazarın kalemini beğendimi söylemek istiyorum. Böyle bir dünya yaratmak, her detayıyla birlikte zor olmalı. Evrenin işleyişi, hikayenin akışı su gibi akıyor hiç bir yerinde sıkılmıyor insan. Bunları ne kadar sevsemde bu kitapta beni sinir krizlerine sokan kısımlarıda yok değildi. Mesela Tairn güya tüm kıtanın en korkulan ve güçlü ejderhalarından biri ama bağlandığı insana beş gündür ulaşamıyor ne hikmetse gram endişelenmiyor. İletişimi sağladığı anda ise ona işkence edenin ejderhasını yakalamaya çalıştığından bahsediyor. Ya da Vi’nin başı ne zaman derde girse amerikan aksiyon filmlerindeki polisler gibi olaylar bitiyor ve o zaman ortaya çıkıyor. Bu kısımlar beni kitaptan soğuttu açıkçası. Yazar kendiyle çok çelişmiş. İlk kitaptan beri en güçlü, en korkulan ejderhalardan biri olarak bahsedilen bir ejderhadan böyle bir performans görmek can sıkıcıydı. Bununla birlikte Violettan da bahsetmek istiyorum biraz. Onu övebileceğim tek kısmı zekası olacak maalesef. Ne kadar zeki olsada yine Tairn gibi ilk kitaptan beri tüm arkadaşları ve hocaları tarafından ne kadar zeki, ne kadar cesur biri gibi bahsedilsede ben bu kitapta bunu göremedim malesef. Savaş brifinglerinde düşüncelerini kendine saklaması, arkadaşları ile bir görevdeyken katkı yerine çoğu yerde köstek olması ve Xadenla ilişkisinde ilk kitapta saygımı kazanan mantığını bu kitapta kaybedip tamamen lise ergenleri gibi davranması beni kendinden bayaa bi soğuttu. Her olaya mide bulantılarıyla başlamasına ve anksiyetesine biraz dur demeli artık. Mühür gücünü kullanmayı ve kontrol edebilmeyi öğrenmesi gerekiyor. Elinde bu kadar büyük bir güç varken ne yapacağını bilmeden ortalıkta dolanması diğerlerine zarar. Son olarak Xaden. Ahh.. Xaden. İlk kitapta çok bahsedilmediği
Fantastik Roman
Demir AlevRebecca Yarros · Olimpos Yayınları · 20243,174 okunma