Heda

Heda
Modern bir diyarda antik hayaller...
Gözlerinden doğru ruhuna bakıyordu sanki. Gözlerine bakıyor ve çocukluğunu görüyordu Necip'in. O kadar derin bakıyordu ki, belki kafasının arkasını bile görüyordu.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Dünyalar güzeli bu kız, Necip'le vakıf olmadığı bir dil konuşuyordu. Herhalde "Zengince"ydi bu dil.
Nihayetinde pahalı arabalar zenginler için, fakat müzik herkes içindi.
Bunu yapıyordu işte insanlar. En ufak birikmişi, en ufak zekâ parıltısını, en ufak bilgiyi şişirip şişirip herkesin gözüne sokarak onları tahakküm altına almaya çalışıyorlardı.
Hayatının amacı onu bulmuştu sonunda: Necip 26 yaşında bir hırsızlık dehasıydı.