Gözlerinden doğru ruhuna bakıyordu sanki. Gözlerine bakıyor ve çocukluğunu görüyordu Necip'in. O kadar derin bakıyordu ki, belki kafasının arkasını bile görüyordu.
Bunu yapıyordu işte insanlar. En ufak birikmişi, en ufak zekâ parıltısını, en ufak bilgiyi şişirip şişirip herkesin gözüne sokarak onları tahakküm altına almaya çalışıyorlardı.