Heda

Heda
Modern bir diyarda antik hayaller...
Trajikomik
"Erol Amca yok mu ya? Acayip hediye getirdim ona. Bak, kaktüs," dedi Necip. Kaktüsü camekân galerinin üzerine koyunca kaktüs Necip'in sesini daha hızlı ve daha ince bir biçimde tekrar ederek kalçasını sağa sola oynattı. Mirza rahatsız edici bir sessizliğin ardından işinden kafasını kaldırıp Necip'in gözlerinin içine baktı. "Babam öldü Necip." Yüzü bir anda düşen Necip, "Babam öldü!" diyerek dans eden kaktüsü boynundan yakaladığı, gibi sesini bastırmaya çalıştı. "Nasıl ölür ya Erol Amca!?" diye bağırdı bir metre ilerisinde duran Mirza'ya. Bir yandan kaktüsün açma kapama tuşunu el yordamıyla bulmaya çalışıyor, bir yandan gittikçe tizleşen sesini bastırmaya çalışarak, "Hay Allah ya! Haaayy Allah!" diye rabarba yapıyordu. "Cenazesine gelsen görürdün Necip," dedi Mirza zıvanadan çıkmış göbek atmakta olan kaktüse ve sonra Necip'e bakarak. Açma kapama tuşu falan yoktu orospu çocuğu kaktüsün. "Cenazesine gelseydin!" diye diye kıvırtıyordu Necip'in avuçlarının içerisinde.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kıral Bey ne yapmıştı acaba? Gerçek olmadığına göre, Necip'in kafasının içerisinde bir yerlerde olmalıydı şimdi. Dolandıcılık sitesinin de hayal olduğunu ümit ederek zihninin arka taraflarına doğru iteledi düşüncelerini.
web sitesi tuzağı...
Dolandırıcılıktı bu. Hatta düpedüz soygundu. Ali Rıza Erkoçlar'ın yapacağı türden işlerdi bunlar. Peyami Bey ve türevi insanların suçsuz oldukları halde hapse girmelerine sebebiyet veren meselelerdi.
kıral be
"Sen benim anksiyetem misin?" "Evet."
Güzelim martısın lan. Açık denizlerde avlanacağına Sultangazi de ne demeye çöp karıştırıyorsun ki?"