Heda

Heda
Modern bir diyarda antik hayaller...
Öncelikle bir kitaba sahip olmanın zevkini çıkarmak istiyordum; çaldığım bu kitabın ne tür olmasını istiyordum? Çok harf içermeliydi, çok ince yapraklı olmalıydı, böylelikle onu uzun uzun okuyabilirdim.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Paltonun yanına gittim, şişkinliğin dikdörtgen şeklinde olduğunu fark ettim: Bu bir kitaptı! Dizlerim titremeye başladı: BİR KİTAP! Dört aydır elime kitap almamıştım ve içinde cümleler oluşturan sıra sıra sözcükler, satırlar, sayfalar ve yapraklar görebileceği, başka, yeni, şaşırtıcı düşünceler okuyabileceği, farklı dünyalar tanıyabileceği bir kitabın hayali, insanı hem sarhoş ediyor hem de uyuşturuyordu.
Ve etrafımda sadece masa, dolap, yatak, duvar kâğıdı, pencere vardı, oyalanabileceğim bir kitap, gazete, yabancı bir yüz, yazmak için kalem, oynamak için kibrit, hiç, hiç ama hiçbir şey yoktu! Bu otel odası yönteminin ne kadar şeytani bir akılla kurgulandığını, psikolojiyi ne denli canice mahvettiğini yeni yeni kavrıyorum. Toplama kampında elleriniz kanayana kadar, ayaklarınız donana kadar el arabasında taş taşımak ya da iki düzine insanla sıkış tıkış iğrenç kokular arasında dondurucu bir odada yatmak zorunda olabilirsiniz. Ama insan yüzü görebilirdiniz, bir tarlaya, bir el arabasına, bir ağaca, bir yıldıza bakabilirdiniz. Buradaki gibi etrafınızda aynı korkunç şeyler olmazdı.
İnsan sabahtan akşama kadar olmayacak şeyleri bekler durur, ama olmaz. Tekrar tekrar bekler. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklayana dek düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz. Yalnız kalır insan. Yalnız... Yalnız...
Bir oraya bir buraya volta atarken düşünceler de volta atardı. Ancak ne kadar temelsiz görünseler de düşünceler de bir dayanak noktasına ihtiyaç duyarlar, aksi takdirde kendi etraflarında dönmeye başlarlar; onlar bile hiçliğe katlanamazlar.