Aureliano'nun soğumasın diye közün üstünde bıraktığı yemeği alıyor, keten örtüleri serip şamdanları yakarak, on beş boş sandalyenin karşısına geçip masanın başına oturuyor ve yemeğini yiyordu. Bu koşullar altında bile Aureliano ile Fernanda yalnızlıklarını paylaşmadılar.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İkisi de geçmişteki taşkınlıklara, o koca servete ve dizginlerinden boşanmış sevişmelerine birer gereksizlik, birer baş belası olarak bakmaya ve paylaşılmış yalnızlık cennetini bulabilmek için ömürlerinin onca yılını heder ettiklerine yanmaya başladılar. Yıllar yılı kısır bir karmaşa içinde yaşadıktan sonra çılgınca âşık olarak birbirlerini yatakta olduğu kadar masa başında da sevebilmek mucizesinin tadını çıkarmaya koyuldular.
Aslında ikisi de farkında olmadan, Fernanda'ya hep sahip olmayı isteyip de bir türlü olamadıkları kızları gözüyle bakmaya başlamışlardı. Hatta bir seferinde salt Fernanda, Hollanda işi bir masa örtüsü alabilsin diye, Petra Cotes ile Aureliano Segundo üç gün kuru ekmek yediler.