Meclis kanun yapar. Yaptım dediği gün kanun olmuştur. Reisin oraya imza koyması, meclisçe muamelesinin tamam olmuş olmasından başka bir şeye delalet etmez. Çünkü meclisin yapacağı kanunun tasdiki sıfatını bir adama vermek demek milli egemenliği kökünden yıkmak demektir.
Yalnız reisin, değişmeyen hükümdar gibi veyahut bir cumhurreisi gibi yetkileri yoktur. Ve bizim memleketimiz ve milletimiz için en muvafık olan budur. Eğer başta seçeceğimiz adama, hatta sınırlı ve belirli zamanda dahi olsa, değiştiremeyeceğimiz birtakım yetkiler vererek bizim durumumuz çok naziktir. Ufak bir zamanda, ufak bir tedbirle yine felaket mevkisine getirilebilir. Bunun üzerine, reisin vazifesi yalnız o makamı temsil etmekten ibaret olacaktır. Bütün hak, bütün yetki milletin ve milletin vekillerinden oluşan bir topluluğun olacaktır, bir kişinin olamayacaktır ve olmamalıdır.
Osmanlı Devleti ne yazık ki ölmüştür. Babıâli hükümeti ne yazık ki ölmüştür. Veyahut ne mutlu ki ölmüştür. Çünkü o ölmeseydi milleti öldürecekti. Sonra İstanbul'da ikide birde aşağılanan, hor görülen, kovulan Mebuslar Meclisi yoktur, ölmüştür. Böyle her hakaret gördükçe, her hakarete tahammül gösterdikçe milletin de hakikaten hakarete layık olduğunu ve hakarete dayanıklı olduğunu ispattan başka şeye yaramayan o Meclis-i Mebusan ölmüştür ve ölmeye mahkûmdu. Onun yerine Mebuslar Meclisi adı değil Türkiye Büyük Millet Meclisi geçmiştir.
Arkadaşlar! Bütün cihan görmeye ve anlamaya mecburdur ki Osmanlı İmparatorluğu tıpkı Selçuklu İmparatorluğu gibi tarihe karışmıştır. Ancak milletimiz, varlığına dayanarak ve bu varlığını sonu gelmeyen muvaffakiyetlerle dolu olan, üç seneye, üç seneye sığdırılamayacak kadar parlak ve geniş bir muvaffakiyete sahip olan milletimiz, yeniden bir devlet meydana getirmiştir ki, adına "Türkiye devleti" derler. Türkiye devleti, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur. Ve bu meclis yasama ve yürütme yetkilerine sahiptir. Milletin ve memleketin tek olarak hakiki temsilcisidir. Bunun hükümetine de "Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümeti" denir.