rwna

rwna
@_himawari
Everything is better when it's private. Mustafa Kemal Atatürk
Ove'nin bulunduğu taraf, işçi pantolonu giyip baret takmış, otuzlarının ortasındaki üç iri belediye çalışanı dışında boş; onlar da bir çukurun etrafında halka olmuş, bakıyorlar. Etraflarında alelacele çekilmiş bir güvenlik şeridi var. Biri elinde 7-Eleven'dan alınmış bir kahve bardağı tutarken öbürü muz yiyor, üçüncüsü de eldivenini çıkarmadan cep telefonunu kurcalamaya çalışıyor. Pek de iyi gitmiyor. Üstelik çukur olduğu yerde duruyor. "Biz de hâlâ tek bir ekonomik krizle bütün dünyanın çökmesine şaşırıyoruz" diye düşünüyor Ove. İnsanlar bütün gün muz yiyerek yerdeki çukurlara bakarken başka ne beklenebilir ki?
Sayfa 143·Kitabı okudu
Reklam
"...Parkmetrenin süresi ne zaman doluyor?" diye soruyor onun yerine. "On dakikaya." Kadın inliyor. "İşimiz daha uzun sürecek diyorum, neden anlamıyorsun?" "O zaman on dakika sonra gidip tekrar para atarım," diyor Ove, durum yeterince açıkmış gibi. "Neden baştan daha uzun süreli bir ödeme yapıp kendini zahmetten kurtarmıyorsun?" diye soruyor Parvaneh ama soruyu sorar sormaz da pişman olmuş gibi görünüyor. "Çünkü istedikleri tam da bu! Hiç kullanmayacağımız zaman için dünya kadar para alamayacaklar benden!"
Sayfa 117·Kitabı okudu
Ove'nin babası demiryollarında çalışıyordu. Avuçları sanki bıçaklarla deriye şekiller oyulmuş gibiydi hep ve yüzündeki kırışıklıklar o kadar derindi ki terlediğinde damlalar o çizgilerden göğsüne doğru akardı. Saçı seyrek, vücudu inceydi ama kollarındaki kaslar kaya gibi sertti. Ove çok küçükken, babası ve annesiyle birlikte babasının iş arkadaşlarının olduğu büyük bir kutlamaya gitmişti. Babası birkaç şişe bira içtikten sonra, bazı konuklar onu bilek güreşine davet etmişti. Ove, o zamana kadar karşısında oturan bu devasa adamlar gibisini hiç görmemişti. Bazıları sanki yüz seksen kilo çekermiş gibi görünüyordu. Babası hepsini yenmişti. O gece eve döndüklerinde babası Ove'nin omzuna kolunu atıp, "Ove, sadece domuzlar güçle boyutun aynı şey olduğunu sanır. Bunu unutma," demişti. Ove de hiç unutmamıştı.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Bu evde yaşadıkları kırk yıl boyunca Ove her sabah kahve makinesine aynı miktarda kahve koymuş, sonra da karısıyla birlikte bir fincan kahve içmişti. Her fincan için bir ölçü, ekstradan bir ölçü de demlik için. Ne eksik ne fazla. İnsanlar artık bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlardı. Doğru düzgün kahve demlemeyi. Tıpkı artık kimsenin kalemle yazmayı beceremediği gibi. Çünkü artık her yer bilgisayar ve espresso makinesi ile kaynıyordu. İnsanlar doğru düzgün yazmayacak ya da adamakıllı kahve demleyemeyecekse nereye gidiyordu bu dünya?
Sayfa 11·Kitabı okudu

rwna

, bir kitap okudu
10/10
·328 syf.·
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Fredrik Backman
8.9/10 · 775 okunma
Reklam