Öncelikle söyleyebilirim ki kitap gayet sürükleyici, en azından sonlarına kadar. içerdiği bilimsel mantıksal hatalara, türlü türlü mesaja rağmen zevkle okunuyor.
"taşkın tuna, “oku ama neyi? ” adlı bu kitabında fizik, felsefe, tarih, kozmoloji uzay ve insan konularında alışılmışın ötesinde bir bütünlük içinde, tasavvuf konusuna yeni bir açılım getiriyor. duygu ve düşünce dinamizmini uzak ufuklara kadar taşıyan heyecanlı öyküsü ile birlikte… insanın hallerini, bir roman kurgusuyla ve bilimi, hakikatin aydınlatıcısı yaparak anlatıyor."
Lakin kitapta bilerek yapıldığına inandığım hatalar da gırla(belki ben paranoyağım, komplocuyum, bilemem). Misal taşkın bey ısrarla evrenin 15 milyar önce "yaratıldığının kanıtlandığını" iddia etmekte, ama kitapta bu yargıyı destekleyen ve var olduğunu söylenen bu kanıtların izine rastlamak pek mümkün değil.
Ama tabi en başta karakterimizin evrim teorisine inanmaması var ki ben hala bilimsel bir teoriye nasıl inanılır ya da inanılmaz anlayabilmiş değilim. misal ben de elektromanyetik alan teorisi'ne, olasılık teorisi'ne inanmamak, yer çekimini reddetmek istiyorum; hem bunları yapıp,hem de hala müspet ilimlere ve yöntemlerine gönül verdiğimi söylersem tutarlı olur muyum acaba?
Velhasılı kelam, kitap ilginç, kendini okutuyor, bazı şeyleri kanıtladığını söyleyebilmek için arada saçmalasa da en azından göz atmaya değebilecek bir kitap. hiç olmazsa "Allah'ım bana sabır ver, acele olsun." ve "susmanın faziletlerini anlatmak için saatlerce konuşmaya hazırım." gibi iki şahane vecizesi var; bir de insanın canını ıhlamur çektiriyor. Bunun üstüne bir de hocaefendinin sandukası çok güzel gider, demedi demeyin.