İnsan sevgisi… Bu kadar çok kullanıldığı hâlde üzerinde bu kadar az düşünülen, bu kadar az anlaşılan bir kavram yoktur herhâlde. Çevrenize bakın, politikacısından şairine, esnafından futbolcusuna, hamalından filozofuna, herkes bir insan sevgisinden bahseder. Bütün bunların içinde, bu ağızlarından düşürmedikleri sevgiyi, yüreğinde bir nebze olsun hisseden var mıdır acaba?
Elbette bir gün, insan sevmemin bedelini, demir parmaklıklar ardına tıkılıp yapayalnız bırakılarak ödeyecektim. Beni yakaladılar, zincire vurdular, dövdüler, hor gördüler, aşağıladılar. Bütün bu işkenceler yetmedi, bir de “Reşitpaşa Canavarı” diye isim taktılar; asıl canavar kendileri değilmiş gibi. Şimdi bu soğuk hücrede, ömrümün sonuna kadar insan sevgisinden mahrum bir başıma kalmaya mahkûmum. Oysa benim ne suçum vardı, insan sevmekten başka?