Bunu yapıyorduk. Hep birlikte.
Onları bir köşede kıstırıyor, kıstırıldıkları için suçluyorduk. Onları korkutuyor, korktukları için suçluyorduk. Üstüne bir de bunun bizimle bir ilgisi olmadığını savunuyorduk. Feminizmi savunduklarında, en iyi ihtimalle kadınla erkeğin eşit olması gerektiğini ama zaten eşit olduğunu söylüyorduk. Aramızda hiç- bir eşitsizlik olmadığını söyleyecek kadar ileri gidiyorduk. Daha da abartıyor, zaten erkeklerin daha güçlü, kuvvetli olduğunu ve elbette aramızda bir fark olması gerektiğini söylüyorduk.