Bunu yapıyorduk. Hep birlikte.
Onları bir köşede kıstırıyor, kıstırıldıkları için suçluyorduk. Onları korkutuyor, korktukları için suçluyorduk. Üstüne bir de bunun bizimle bir ilgisi olmadığını savunuyorduk. Feminizmi savunduklarında, en iyi ihtimalle kadınla erkeğin eşit olması gerektiğini ama zaten eşit olduğunu söylüyorduk. Aramızda hiç- bir eşitsizlik olmadığını söyleyecek kadar ileri gidiyorduk. Daha da abartıyor, zaten erkeklerin daha güçlü, kuvvetli olduğunu ve elbette aramızda bir fark olması gerektiğini söylüyorduk.
Aşk, düz bir çizgi halinde olmayan karmaşık bir duyguydu. Dalgalar halinde ve yukarı aşağı döngülerle işlerdi. Kalp kırıklığı ve ihanetin ortasındayken bile bir şekilde var olabilen acayip bir histi.
Birbirinizin kalbine karşı nazik olun. Bazı günler hiç sebebi yokken öfkeli uyanacaktır. O günlerde ona sıkıca sarıl. Bazı zamanlar ağlayarak uyanacaktır. O günlerde ona daha da sıkı sarıl. Kahkahalar atmayı unutma, nefes alamayacak hale geldiğin türden kahkahalardan bahsediyorum. Elini tut, o tutmanı istemediği zamanlarda bile tut. O hasta olduğunda güzel olduğunu söyle.Beraber dans edin.
Gittiğinde onu özle.
Her gün onu sevdiğini söyle.
Hem de her gün.
Onu sev ama uçabileceği kadar özgür olmasına da izin ver.
O senin hayallerini desteklerken sen de onunkileri destekle.
Gün doğumunu izle ve günbatımlarını sev.