Sen misin aynadaki yansımam, yakamoz güzeli?
Kırık düşlerin, can kırıkları var gözlerinde.
Bana hüzün diyarlarından bakma öyle!
Bakışların dalgın, hüzünlü, kızıl gün batımı gibi, Küskün bir çocuk gibi.
Bakma öyle mağrur mağrur, yakamoz güzeli, Sen aynı bedende dostumsun.
Çok mu acıttılar canını?
Renklerini mi yitirdin, yakamoz güzeli?
Ben aynı bedende iki kişi! Sen; içimde, göğüs kafesimde gizlediğim, Narin, hüzünlü beyaz gül, Acılarını; gülüşleriyle süsleyen su perisi... Ben, zalim dünyaya kafa tutan bir deli, Kanı deli akan savaşçı, Ateşin ta kendisi! Aynadaki yansımam; sen söyle kaç kişiyim sahi?
Işığını mı çaldılar senden?
Masumiyetini mi, çocukluğunu mu?
Geceye tutsak, okyanusa hapis misin?
Sıyrılıp kurtulamadığın prangaların ne?
Yüreğimin en derininde gizli misin?
Sen aynadaki yansımam:
Gülüşlerimde saklı acımsın.
Düşlerimde; şen şakrak çocuksun,
Yüreğimdeki o naif kadınsın.
Sen; güzel olan her şeysin!
Ben, başıbozuk dünyaya kafa tutan deli, Aynı bedende, ikimiz biriz yakamoz güzeli Bir yanım keskin kılıç, bir yanım şefkat seli...
Sen gözleri kahve kadın, Kahverengi gözlerinde, sonsuzluğu saklayan kadın.
Varoluşunla direnişin sembolüsün!
Bilirim zorludur yolların, Karanlıktır, hapsolduğun okyanus, Ama inatçıdır, o hırçın yüreğin.
Baş eğmez, diz çökmezsin,
Kimseye minnet etmezsin, yakamoz güzeli.
Başlı başına emektir adın!
Varoluşun kendi ellerinde saklı, Okyanusu andıran güzel gözlü kadın.
Sen aynadaki yansımam;
Hem naifliğim, hem yaşam mücadelemsin.
Bakma öyle mağrur mağrur, yakamoz güzeli, Sen her halinle özelsin!