Tüm mutluluk ve zevkler negatif, acıysa pozitif nitelikte olduğundan, hayat zevk alacak bir şey değil atlatılacak, savuşturulacak bir şeydir.
Çocukken özümsediğimiz ve ancak sonraları kurtulduğumuz en büyük kuruntulardan biri, hayatın ampirik değerinin onun zevklerinde yattığı, pozitif olarak mutluluk veren sevinçlerin ve zevklerin var olduğudur. İnsan bunları elde etmenin peşine düşer, ta ki çok geç kalıp da biraz gerçekten var olmayan mutluluk ve zevkin peşinde koşarken gerçekten var olan acı, ıstırap, hastalık, endişe ve daha binlercesiyle karşılaşana dek: Bunun yerine pozitif güzelliklerin bir kuruntu, pozitif acılarınsa gerçek olduğunun erken farkına varsaydık, bunlardan uzak kalıp kaçınmaya dikkat ederdik. Nitekim Aristotales'e göre "Aklı başında kişi hoş olanın değil, acı vermeyenin peşindedir."