Ne için ilk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı(vasıflar) hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla Öteye geçiveriyoruz?
Hala bir şey konuşmamıştık. Fakat artık buna Hayret etmiyordum. onun Sessiz sedasız yaşayış, tahammül edişi, insanların laflarına merhametle ve edepsizliklerine eğlenerek bakışı kafi bir irade değil miydi? beraber yürüdüğümüz zamanlar yanımda gidenin bir insan olduğunu bütün kuvvetimle hissediyor muydum? bu sıralarda insanların birbirlerinin aramaları bulmaları ve birbirlerinin için seyretmeleri için konuşman neden muhakkak suretle lazım olmadığını neden bazı şairlerinin boyuna tabiatın güzelliği karşısında yanlarında konuşmadan gidecek birini aradıklarını anladım
Raif Efendi'nin bu halleri üzerinde çok düşündüm böyle bir adamın -nasıl bir adamın, bunu ben de bilmiyordum fakat onu göründüğü gibi olmadığınına emindim- evet böyle bir adamın kendisine en yakın insanlardan isteyerek kaçmasına imkan yoktu bütün mesele etrafındakilerin onun tanımamasıydı ve o da kendini tanıtmak için herhangi bir teşebbüste bulunacak adam değildi bundan sonra etrafındaki buzu çözmeye bu insanların birbirlerine karşı duydukları müthiş yabancılığı gidermeye imkan yoktu. Insanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense Körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.