Yorumları okudum herkes aileyi kendinisine göre tanımlamış lakin ben daha farklı bir pencere açıp ailenin gerekli olup olmadığının tartışılmasını isterim. Avrupa'da aile yapısı daha serbest çocuğa sorumluluk verici ve çocuğun hayatı kendisinin keşfetmesi beklenirken Türkiye'de ise durum biraz daha farklı korumacı, himaye altına alan keşfedecekse bile benim himayemde yapmalı anlayışı mevcut. Son yüzyılda özellikle aman oğlum aman kızım diyen bir ebeveyn türü doğdu ki daha korkunç çok az şey gördüm. Keşke burada tanımlardan ziyade aile yapısını nasıl güçlendirebileceğimizi konuşabilsek veyahut ailelerin çocuklara karşı otoriter tutumların çocuklar üzerinde oluşturduğu etkileri konuşabilsek, Türk aile yapısının sosyal medyanın da etkisiyle derin bir uçuruma hızlıca yuvarlandığını ve bunu önlemek adına ne gibi önlemler alabileceğimizi konuşabilsek konuşacak çok şey ver lakin bazen olmuyor...
Her kadının ya da her erkeğin hayatında bir kere de olsa ben yıkıldım dediği an vardır kimisi karakol çıkışı yaşar bunu kimisi hastane çıkışı kimisi bir aşkın sonunda kimisi bir işin sonunda ama mutlaka nerede olursa olsun bu durum herkesin başına gelir. Benim de durumum diğerlerinden farksız değil lapa lapa kar yağan bir gecede şikayette bulunmak için gittiğim karakol çıkışı yanımda en sevdiklerim, kendimi savunmasız bir çocuk gibi hissettiğim an yaşamıştım. Ve bir kere daha Türkiye'de kadın olmanın ne demek olduğunu iliklerime kadar hissetmiştim..
Arkadaşlar aşk var mı ya ben daha önce karşılaşmadım ben hiç o yoğunluğu delice sevmeyi yaşamadım ama ayakları yere sağlam basacak şekilde sevdim sevildim dönüyorum bakıyorum aşk aşk aşk bende hiç karşılık bulmadı etrafımda aşkından deli divane olanlar var ilginç geliyor bana mantığını bir kenara koyamamanın adı nedir pekii