böyle baktığımda tüm ışıklar teker teker, içinde ayrı hayalleri barındırıyormuş gibi geliyor bana. hayallerden bir şenlik ateşi. belki herkes kendi içindeki minik kıvılcımları alıp buraya toplamış olabilir. birazcık üflememizle bile o küçük kıvılcımlar daha büyük bir ateşi harlayabilir gibi geliyor... ama benim ateşim burada değil.
ben onun yanında olmak istiyorum. hayaline ulaşmak için her şeyi ortaya koyacaksa... hayali, mücadele ederek yolunu açmasını gerektiren türden bir şeyse... ben onun kılıcı olmak istiyorum.
bu çocuk mutlu muydu acaba? hayaline giden yolda, hayaline kapılmış halde mi ölüp gitti? ayrıca ölüm bir hayalin sonu mudur? yoksa bir "umutsuzluk" mudur?
o gün her şey değişti. düşünce tarzım, yaşam tarzım… hepsi… sürekli dayanmaya devam ettiğim o yaşam tarzı kazanmak için savaşmamı gerektiren bir hayata dönüştü.