Ben onları bildim bileli nereye burunlarını sokmuşlarsa berbat etmişlerdir. Çok övüngen yaratıklardır, bir yaparlarsa bin övünürler. Soracağıma da kendilerini evrenin kilidi sanırlar. Hepsi de az çok delidirler. Sonra da o insanar var ya, bizim gibi değildirler, onlar ölümlüdürler. Ölümlü olduklarını bilip,ölüm karşısında delirmişlerdir. Bu yüzden doğaya, kendi kendilerine, yıldızlara, her şeye kinle bakarlar. Sevgileri tükenmiş. Sevmeyi unutmuşlar, yaşam sıcaklığını yitirmişlerdir. Şimdi bu sarayı,bu tahtı görseler ya yıkar,boraz,yerle bir ederler, ya da durmadan birbirlerine satarlar.
"Daha önceki çağlarda köleler ayaklarındaki prangadan köle olduklarını anlıyordu. Modern köleler ise kendini özgür sanıyor, çünkü beynine geçirilmiş prangaları göremiyor."
Demek ki buraların ormanını kesip pıtrak gibi yazlık siteler yapan, otel diken, denizi dolduran, tepelerde maden arayan, dağları yaralayan şehirliler, denizimizi de elimizden alıyor diye düşündüler.
Mesude, hiçbir şeyin farkında olmadan yaşayıp gittiklerini düşündü. Meğer yanı başlarında neler oluyormuş, ne hayatlar varmış, ne çileler çekiliyormuş…