Birimizin kasveti hepimize bulaşıyor böyle. Neşe bulaşıcıdır falan diyorlar. Yalan. Neşe kolonya gibi bir şey. Dökünüyorsun, o an ferahlıyorsun. Sonra uçup gidiyor burnundan, elinden, üzerinden. Kasvet öyle değil ama zamk gibi, bulaşıyor ve dokunan herkese yapışıyor.
Edgar Allan Poe'nun 1844 yılında yayımladığı "Diri Diri Gömülme" adlı öyküsünde bulabiliriz: "Hayatı ölümden ayıran sınır belli belirsizdir, bilinmezliklerle doludur.Birinin nerede bitip diğerinin nerede başladığını kim bilebilir? Bütün görünür yaşam fonksiyonlarının tamamen durduğu bazı hastalıklar olduğunu biliyoruz, yine de daha doğru ifade edersek bu durum, tam olarak durmak değil, askıda olmaktır(metabolik boşluk). Anlaşılır mekanizmalarda geçici bir duraklamadır. Belirli bir süre geçer, sonra görünmez ve gizemli bir el, sihirli dişlileri ve büyülü çarkları yeniden harekete geçirir."
Yas sadece sevdiklerimizi kaybetmekle olmaz, bir yaşama biçimini kaybetmek de yastır. Bir şehri bildiğimiz halde kaybetmek, rutinlerimizi kaybetmek de yastır.