Ne var ki, insanı savunmak için ortaya çıkan kişi aynı zamanda, “İyi olan bir adam göster bana,” diye yazar. Bu sürekli devinim yoksayıcı başkaldırmışın devinimidir. Kendisine ve insana yapılmış adaletsizliğe başkaldırır kişi. Ama bu başkaldırının hem uygunluğunun, hem de güçsüzlüğünün ortaya çıktığı açıkgörüşlülük dakikasında, yoksayıcılık öfkesi savunulmaya kalkılan şeyi de kaplar. Adaletsizliği adaleti yerleştirerek düzeltemeyince, hiç değilse en sonunda yok oluşla birleşen, daha geniş bir adaletsizlik içinde boğmayı yeğ tutar insan. “Bana yaptığınız kötülük çok büyük, çok büyük size ettiğim kötülük, bile bile yapılamayacak kadar.” Kendi kendimizden nefret etmememiz için, suçsuz olduğumuzu bildirmemiz gerekirdi, bu da yalnız kişi için olanaksız bir gözüpekliktir; kendi kendini tanıması bunu engeller. Kendilerine birer suçlu gibi davranılsa bile, herkesin suçsuz olduğunu bildirebilir hiç değilse. O zaman Tanrı suçludur.
Bu akşam, kelimeleri ve olayları olmayan, kelimeler yerine pamuk tiftiğinin boyutlarıyla açıklanması gereken duygular tarafından kuşatıldım.
Çocukluğumun artıklarını inceliyorum. Onlar biçimi veya anlamı olmayan uzak bir yaşamın parçaları. Tıpkı pamuk tiftikleri gibi öylece ortaya çıkıyorlar