Ece

Pamuk Tiftiği
Bu akşam, kelimeleri ve olayları olmayan, kelimeler yerine pamuk tiftiğinin boyutlarıyla açıklanması gereken duygular tarafından kuşatıldım. Çocukluğumun artıklarını inceliyorum. Onlar biçimi veya anlamı olmayan uzak bir yaşamın parçaları. Tıpkı pamuk tiftikleri gibi öylece ortaya çıkıyorlar
Sayfa 103 - Altıkırkbeş Yayın
Reklam
Yaşam bazen yalnızca bir kahve meselesi ve bir fincan kahvenin sunduğu yakınlık.
Sayfa 27 - Altıkırkbeş Yayın
Uyumsuz deneyimde, acı çekme bireyseldir. Başkaldırı deviniminden sonra, ortak olduğunun bilincine varır, herkesin serüvenidir artık. Aykırılığı ele alan bir düşüncenin ilk ilerlemesi bu aykırılığı tüm insanlarla paylaştığını ve insan gerçeğinin, tüm olarak, kendi kendisine ve evrene uzaklığı dolayısıyla acı çektiğini anlamaktır. Bir tek insanın çektiği dert ortak salgın olur. Gündelik acımızda başkaldırı, düşünce düzeyinde, cogito ’nun gördüğü işi görür; ilk kesinliktir. Ama bu kesinlik bireyi yalnızlığından çekip alır. İlk değeri bütün insanlar üzerine kuran bir ortak noktadır. Başkaldırıyorum, öyleyse varız.
Sayfa 25 - Can Yayınları
Saçmanın kendi mantığı var ve biz onun evrelerine katılıyoruz, hatta kendiliğinden bir şeyler yaptığımıza inanıyoruz, oysa ki yaptığımız her şey-anlamadan- icra ettiğimiz o genel plana gönderme yapıyor: Bu bir mekanizma ve binlerce çark binlerce kez, insanın özniteliği olarak gördüğü bir özgürlük üzerine uzun uzun söylev çekiyor, düzen ise saçma bir şekilde bunu yankılamakla yetiniyor. Bizler görev gereği körüz ve arkamızı düzene dayıyoruz, düzen bizden daha kör ama uzgörüşlü olduğuna kendini ikna ediyor, bu çift taraflı aldatmacanın tüm halklar için eşit olarak hazırladığı yıkımdan artık kimse kaçamaz.
Sayfa 55 - Sel Yayıncılık