Hakikaten şahsiyet sahibi olan bir adamda bulunması lazım olan sarsılmaz iç muvazenesinin, insanlığa ve bittabi insanlara, onları kör, aptal yerine koymayacak kadar kuvvetli bir hürmetin, onda mevcut olduğunu fark etmiyoruz.
Tek bildiğim şu ki burada seninleyim. Biliyorum ki bilgimizdeki boşluklar çok geçmeden açığa çıkıp dolacak ve bu iyi bir şey. Biliyorum ki sen benim dostumsun ve her değişim ve tecrübe sırasında yanında olacağım. Ne olursa olsun...
"Insan iyiliği hak etmelidir. Emek ve içtenliğin olmadığı yerde istek bir yaz yağmuru hükmündedir, gelir ve geçer. Gerçeğin ilk adımı hayaldir ve mutluluk tutkuyla yoğrulmuş bir çabadır. Kimse kendini dışlayarak gerçeğini değiştiremez. Hüznüne sahip çıkmayan insanın sevinci, her gün yeni bir boy luğa kapı açan bir yanılsamadır. Unutma ki, hiçbir aşk düşün ceye uzak değildir /hiçbir yıldız göğe." (Abbas Sayar) İnsanı kendi çukurundan çıkaracak olan kendi umutsuzluğudur..."
Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, ne kapanan kapılar, ne yıldız kayması gecede, ne güz, ne ceplerde tren tarifesi, ne de turna katarı gökte... İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık. İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık. Ödünç sesle konuşan bir kalabalık içinde kendi sesiyle silinmek. Birdenbire büyümesi, gülüşü artık yaprak kıpırdatmayan bir çocuğun. İnsanın yaşlandıkça kendi kuyusuna düşmesi. Bir kadının yatağına uzanan kül bağlam bir gövde. Saçına rüzgâr, sesine ışık düşürememek kimsenin Parmaklarını sözüne pınar edememek. Uzaklarda bir adam üşümesi, bir kadın dağlara daldıkça. Işıklı vitrinlere bakma dan geçmek çarşılardan. Çiçekçilerden uzağa düşmesi insanın yolunun. Evlerle sokaklar arasında bir ayrım kalmaması. Ayrılık yağmurdan vazgeçiş, sudan üşüme; yalnızca gölge vermesi ağaçların. İyiliğin küfre dönmesi ayrılık. Güneşin bir ceza gibi doğması dünyaya, Başımı alıp gitmek gibi bir geri dönüş. İki adımından birisi insanın. Sevincin kundakçısı hüznün arması. Süreğen korkusu inceliğin. Ayrılık o küçük ölüm, usta dokunuşlarla bizi büyük ölüme hazırlayan.