Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Akdeniz'in mavisini, turuncusunu anlatmak isterdim
Oysa hep ölümü anlattım, hemen bütün şiirlerimde
Deniz dediğimde boğulmuş bir çocuğun cesedi
Toprak dediğimde çiçekler değil, ölülerdi
Dilimin ucunda donup kalan. Artık ne yapabilirim
Söyleyin bana, yollara düşerken
şimdi Ölümün bir izdüşümü olmuşken yüreğim?
Hayırlı sahurlar.. Bu gece iki dakika bile uyumadım. Saat üç buçuk civarı siren sesi çalmaya başladı, ilk başta ne olduğunu anlayamadım. Aklıma İncirlik olasılığı geldi ama "değildir yaa" diye kendimi avutmaya çalıştım. Öyleymiş. Bu sefer de Adana'ya füze atıldı havada imha edildi. Daha basına yansımadı olay. Babamın karakoluna bir parçası getirilmiş. Allah'ım, ne günlere kaldık. O an o kadar korktum ki anlatamam. Aklımda yüz tane senaryo geçti. Çok şükür iyiyiz, şimdilik.. Ölümden korktuğumu fark ettim.
Mutlu geceler~
Bir insan arkasında bıraktığı izlerden başka nedir ki? Kız dikenli yabani otların arasında dolaşmaya alışmıştı ama kaçınılmayan bazı kesikler vardı: bir anı, bir fotoğraf, bir isim.
Herkesin bir Akdeniz'i vardır. Giderek bütün dünya milyonlarca küçük küçük Akdeniz'in bir araya gelip toplaştığı yerdir. İnsanın kendi varlığının bilincine varması böyle başlar. Yalnızlığımın bilincine varıyorum; ama bu yalnızlık duygusu beni insanlardan ayırmıyor, tam tersine, insanlara açılabilmemin tek koşulu yalnızlığımdır benim.