Hep öğrenmeye açık hep öğretmeye meyilli bir öğretmen...
Hep okumaya doymayan hep okunması gerektiğine inanan bir okur....
Hep çocuk kalan tarafıyla çocuk her zaman çocuklarıyla çocuk olmaya çalışan anne..
Sanki koyu bir sis çöküyor odaya. Koridorda giderek uzaklaşan Handan Hanım'ın topuk sesleri geliyor kulağıma. Tık tık ....demek onun perişan olacağından bu kadar emin. Çok sevmiş ama sevilmemiş kadınların öfkesi bu. Yıllar geçtikçe ümit umutsuzluğa döner. Askim, sevginin, tutkunun yerini intikam duygusu alır...
Dehşet içinde dinliyorum onu. Handan tıpkı geleceği gören bir medyum gibi gözlerini boşluğa dikmiş, kendinden oldukça emin bir tavırla söylüyor bunları. Siz bile değiştirmeyeceksiniz kaderi derken ne demek istiyor?