Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. acıyı susuzluğu açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere daha leziz yemekleri ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı. dünyaya olan kayıtsızlıkları bazen o kerteye varıyordu ki kendilerini altın ve gümüşten, zevk ve safadan ,lezzet ve şehvetten bir alem kurup keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.
Son sahneyi tahmin ettim ama son ana kadar okudum. :)
Her zaman diliminde bence böyle durumlar yaşanıyor.
Yalnızca kadın olarak bakmamak gerek elbette iki taraf da bu tarz şeylerde kendini göstermiştir hem şimdiki zaman diliminde hem kitabın yazıldığı zamanda
Dönemin zihniyeti ve etkilenilen durumlar kitaba yansıtılmış, dili sade, akıcı anlatım var kolayca okunabiliyor