Bütün bu yılları, zihninin tenha bir köşesinde geçirmişti. Kuru, çırak bir arazide ; arzulamanın ve dövünmenin uzağında, hayallerin ve hayal kırıklıklarının ötesinde. Orada geleceğin hiçbir önemi yoktu. Geçmişse yalnızca tek bir dersi içeriyordu : Sevgi, insana zarar veren bir hatadır ; işbirlikçisi, yani umutsa tehlikeli bir yanılsama.