Küçükken babamla camiye gittiğimiz bir gün sarıklı cübbeli cami imamını görüp babama sormuşum: "Baba bu adam kim?" Babam imam olduğunu söyleyince bilmişçe tekrar sormuşum: "Tamam da baba, başındakini çıkartınca kim oluyor?" 🤔
Sühreverdî’ye göre ilmin tamamı, Allah’ın kalplere ilham ve ikram ettiğidir. Mârifet ise bunun değerlendirilmesi ve ayırdedilmesidİr.
Hidâyet de kalplerin bu mârifeti hissetmesidir.
Sûfiler, hidâyeti bilinen manalarının yanında daha derûnî manasını dile getirmişlerdir.Kişi iman etmekle ve islamın şartlarını yerine getirmekle hidâyet sınırları içine girmiş bulunmaktadır. Ancak bundan sonra gaflet uykusundan uyanıp, gönül âlemini nurlandırarak, mârifete ve ihsana doğru bir gidişât içerisinde olması gerektiğini vurgulamışlardır.
Yolu göstermek için o yol hakkında bilgi sahibi olmak yetmez; Daha önceden o yolda yürümüş olmak gerekmektedir. Bu da ilimle birlikte amel etmek demektir. O halde ilmi ile amel edenler gerçek manada hidâyete vesile olurlar. Hidâyetin yola götürmek ve yolun sonuna dek götürmek aşamasına gelince, burada manevî eğitiminin gereği ortaya çıkmaktadır. Bu eğitim Resül-i Ekrem’e (s.a.v.) ilmi, ameli ve hâli ile uyan velîler eliyle olur.