Kişinin bilgi sahibi olması, ancak âhirete hazırlık yapmak ve hidâyete ermek niyeti ile birlikte övgüye layıktır. Aksi takdirse insan bilgi deposu olmaktan öteye geçemeyecektir.
İmam Gazali'nin (rahmetullahi aleyh) etrafımızda sürekli gördüğümüz ama sürekli gördüğümüz için artık ülfet oluşmuş şeyler üzerine tefekkür etmeye sevkeden değerli kitabı "Hikmetler Kitabı"
Adından da anlaşılacağı üzere insanın, hayvanın, bitkilerin ve daha birçok varlığın yaratılışındaki hikmetleri zikrediyor İmam Gazali.
Ve "şuna bir bak!", "şu hikmeti görmüyor musun?" gibi sözlerle adeta sarsıyor sizi.
Kitapta gezegenlerin, yıldızların yaratılış hikmetinden de bahsediliyor; küçücük karıncaların da. Ve okurken şöyle söylüyorsunuz: "Ben hiç bu açıdan bakmamıştım."
Bir solukta okunmasına rağmen üzerine saatlerce tefekkür edilmesi gereken bir kitap.
Aynı zamanda bir yandan okurken bir yandan da bu vesileyle "Sübhanallah" zikri çekmiş oluyorsunuz. Bu da göz ardı edilemez bir kazanç ;)
İnsanı, işaret ettiğimiz bütün bu faydalı sonuçlara ulaştırmanın en önemli yolu, ayetlerini anlayarak, üzerinde derin derin düşünerek ve Allah’tan korkup sakınarak Kuran-ı Kerim’i okumaktır. Evet, Allah’ı bilmenin ve O ’nun katindakilere yakın derecesinde iman etmenin yolu budur.
Sonra küçüklüğüne rağmen göz bebeklerinin, güneşi, ayı, yıldızları ve onlan çevreleyen gökyüzünü nasıl da kuşatıp gördüğüne dikkat et! Bu durum da gösteriyor ki, bütün bu cisimler çok çok uzaklarda ve yükseklerdedir. Yeryüzüne çok uzak oluşlarından dolayı göze küçük görünürler. Yine bu uzaklıklarından dolayı hareket halinde oldukları anlaşılmaz. Yörünge, bir lahzada dünyanın yüz misli belki de daha fazla büyüklüğü mesafesinde hareket eder, ancak bunun farkına varılmaz. Bunları göz önünde bulundurarak, bu cisimlerin ne kadar büyük olabileceğini tefekkür et!