Hayat, ayrılığı ömür geçiyor.
Boğazda düğümleniyor yollar.
İstasyonlardan gönül yaşı damlıyor
Her bilet alındığında İstanbul'a.
Kapı eşiğinde bir çift ayakkabı şimdi hüzün
Bir araba kornası uzaklara sevdalı
Ya da ne bileyim bir bacanın vefatı.
Şu doludizgin atları sevdim de
Uzaklara gönlüm, oldu bitti yaralı.
Bazen bir sesi alıyorlar benden
Bir nefesi, eli, gözleri...
Bazen bir yüreği.
Sanki gelişler hep gidişlere gebe.
Sanki hayat, küs sevinçlere.
Göğe değen binalar,
Kimsesiz kalabalıklar
Ve kalabalık yalnızlıklar
Çok tanıdıklar.
Kafesi sevmeye mi başladı kuşlar?
Yol gözlemeyi bıraktı mı bulutlar?
Bir hâller olmuş kavuşmaklara.
Ya yollar kesilmiş gönül ipiyle
Ya rüzgar savurmuş uzaklara.
Şimdi bakıyorum da
Odun kalmamış kapı yanında
Balkondaki çiçekler küsmüş hayata
Pencereler yine boyanmış beyaza