Hayye ‘ala’l-felah
Haydi namazla kurtuluşa; namazda duruluşa ve yakarışa! Haydi iflah olmaya, haydi mü’min olmaya ve felâh’ın yalnız mü’min için olduğunu anlamaya!
Bütün dünyaya şahid olmaları için ilân ediyorum ki, ne Muhammed’siz ve ne de Sünnet’siz (yani Hz. Muhammed’in (s.a.s) uygulaması olmaksızın) İslâm anlaşılır! Çünkü sünneti inkâr etmek, Hz. Muhammed (s.a.s)’i tanımamak; Hz. Muhammed (s.a.s)’i tanımamak da Allah’ı inkâr etmenin başka bir yoludur. Ben ise, Muhammed’i Allah’ın Resulü ve davamın lideri ve tek lideri olarak tanıyorum!...
İslâm’ın “lâ” ve “illâ”sının tatbikini istediğim için idâma mahkum ettikleri bana; sen gelmiş “lâ” dedirtmeye çalışıyorsun! “Lâ” ve “illâ”nın ne demek olduğunu bilmiş olsaydın; o iki yüce kanunu, benim gibi bir ölüye değil, dışarda, “lâ” denilip inkâr edilmesi gereken yüzlerce ilâha kul olmuş binlerce insana anlatırdın Hoca Efendi!...
Hoca efendi! Dışarıda besmele çekerek hazırladığınız sehpa, besmelenin katli içindir. Besmeleyi hiç olmazsa besmele adına katletmeyin! Allah’ı hasım yapıp, O’na karşı, O’nun adına cinayet işlemek neden? Sizin telakki ettiğiniz gibi, eğer İslâm sadece ölüme mahkûm olanlara, yâni ölülere telkin edilecekse, telkinin devamında ona uyulması gerektiğini söyliyeceğin Ulu Peygamber, neden dirilerle uğraştı, neden dirilere tebliğ ve telkin etti İslâm’ı? Dışarıda tebliğ u telkin bekleyen milyonlarca diri insan varken, benim gibi bir ölüye İslâm’ı telkin etmenin sizlere ve de İslâm’a ne yararı var? Ölü mes’ul olmadığına göre, senin telkin etmeye çalıştığın dini nerede ve nasıl tatbik edeyim? Tatbik edemiyeceksem, bütün bu çabalarınız neden?
"İslâm’ı istiyorum diye bana idâm verdiler, idam edileceğim diye, idamıma sebep olan İslâm’ı bana telkin ediyorlar? Bu iki fiilin hangisi suç, hangisi ceza? Bana telkin edilen İslâm’ın cezası olan “idâm”ın ne suçu var? Benim istediğim, ve sizin bana telkin etmeye çalıştığınız aynı şey yâni aynı din’se, ruhban gibi aramıza sokup suç ortağımız yaptığınız giyotin yâ da ip ne oluyor? Bu fiil, yâni İslâm’ı isteme keyfiyeti cürüm ise, onu istemeyi bana nasıl telkin eder; ve de istediğim için bana nasıl idam verirsiniz?”