İslâm’ın on dört asır önce kanunlaştırdığı uhuvvet (kardeşlik) prensibinden habersiz olarak Batı’ya gönderdiklerimiz, fransız devriminin ‘’fraternité’’si ile karşılaşınca, bir gezegen keşfetmiş edâsına bürünerek, bunu müslümanlara empoze etmeye başladılar. Üstelik, bu yeni kardeşlik (fraternité) teranesiyle, ermeniye, yahudiye, ruma da kardeş demeye başladılar bu garplılaşmış müslümanlar (!). İşte bu gün dahi halkı müslüman olan ülkelerde görmüş olduğumuz irticasal ve çağdaşsal din düşmanı örgütler, —yöneticisiyle, militanıyla— hep gayr-ı müslime kardeş diyen ve onlara karşı içinde kanserleşmiş olan aşağılık kompleksinden hiçbir zaman kurtulamıyacak zümredir ki bunların ataları, fretérnité’yi uhuvvet’e tercih edenlerdir.