Hayır kanımda böylesine hararetle mayalanan şey utanç değildi, öfke değildi, kendimden tiksinme değildi; içimde tutuşan, taşkınlığın parlak, harlı alevleriyle kıvılcımlanan şey sevinçti, esrik bir sevinç: çünkü yıllar yıllar sonra ilk kez o dakikalarda yeniden gerçek anlamda yaşadığımı, duygularımın felçlesmis, ama henüz ölmemiş olduklarını, tutkunun o sıcak kaynağının her şeye rağmen kayitsizligimin pas tutmuş yüzeyinin altında bir yerlerde gizlice almayı sürdürmüş olduğunu hissettim ve şimdi rastlantının sihirli değneği dokununca yüreğime kadar ulaşmıştı.