"Sevdiğimizin kalbinde bir yerimiz varsa, hele de onun gönül tahtına kurulmuşsak dünyanın en güvenli yerinde olduğumuzu hissederiz. Ama ayrılık ya da terk edilme söz konusu olduğunda sevilenin gönül tahtından ineriz. Yuvadan kovulmuşuzdur. Ortada kalmış, sokağa atılmış, yuvasız bir kuş ya da sokak çocuğu gibi çaresiz ve güçsüz hissederiz. Hele de başka biri için terk edilmişsek, kovulduğumuz yuvaya bir başkasının sahip olacağını düşünmek çıldırtıcı derecede ağır bir acıdır.