"Kim Allah'a ve Resul'e (canıgönülden) itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraber olacaklardır. İşte onlar ne güzel arkadaştırlar!"
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kur'an/Kur'anî metod, Allah'ın varlığı meselesini, üzerinde tartışılan bir konu olarak ortaya koymaz. Zira, Kur'an'ın görüşüne göre, hem de hakikatte uluhiyetin varlığı, tartışmayı gerektirmeyecek derecede insan kalbini doldurur. Bu yüzden de Kur'anî metod, doğrudan doğruya Allah'ın kâinattaki eserlerinden, insan vicdanına ve hayatına olan etkilerinden bahsetmeye yönelir.
Uluhiyet hakikatini, tüm aydınlık ve parlaklığıyla duygu ve vicdanlara yerleştirmesi açısından, Kur'an'ın eşsiz rabbani metodunun ulaştığı noktaya hiçbir beşer sözü ulaşamaz.
Kitapta Dr. Frankl, kuramı olan logoterapiyi keşfetmesine yol açan, toplama kampında uzun süre kalan bir tutuklu olarak deneyimlerini anlatmış. Babası, annesi, erkek kardeşi ve karısı bu kamplarda ölmüş ya da gaz fırınlarına gönderilmiş, bu nedenle kız kardeşi hariç ailesinin tamamı yok olmuş.
Mesele; her şeyini kaybeden, bütün değerleri yok edilen, açlığın, soğuğun ve acımasızlığın altında ezilen, her an, her saat imha edilmeyi bekleyen bir tutuklu olarak yazar, nasıl oldu da yaşamı sürdürmeye değer bulabildi?
Bu sorunun cevabını ilk bölümde veren yazar, ikinci bölümde kendi kuramı olan logoterapiyi açıklıyor. Kitabın ana temasını, kitapta da geçtiği üzere, Nietzsche'nin şu sözüyle özetleyebiliriz: "Yaşamak için nedeni olan kişi, hemen her nasıl'a katlanabilir."
Yaşanmışlık barındıran satırlar kişide daha derin yer edinir, tıpkı bu güzel kitap gibi.
Evet, yaşanmış olanlar gerçekten çok acı ancak bunların hâlen yaşanıyor olması çok daha acı..