Ya Kebikec

Ya Kebikec
@_mutali_
Kişiliğin okumakla, kimliğin hakikati bilmekle gelişir..
Uluslararası İlişkiler - Computer Programming
Kürre-i Arz
33 okur puanı
Ekim 2022 tarihinde katıldı
Terör Saldırısı
Kalben terörü lanetlesem de bunu yazmamın hiçbir teröristi durdurmayacağı, hiçbir haini dize getirmeyeceği ortada. Yıllardır haykırılmasına rağmen kötülük güçlenerek geri döndü. Çünkü doğru hamleler yapmadık,sırtımızı yaslayacaklarımızı araştırmadık, tarihimizi okumadık , geçmişimize sahip çıkmadık. Bugün sağlam bir duruşumuz olsaydı, biraz doğu biraz batı, biraz doğru biraz eğri olmak yerine bir Türk gibi olabilseydik, haykırışlarımız çoktan terörü korkutmuştu. Geçmişte bunun örnekleri vardır.Şehitlerimizin ruhu da şâd oluyor, makamları makâm-ı Mahmud'a da varıyor peki biz geride kalanlar dökülen kanlara yozlaşmış akıllarla iki güzel sözü görüp bir ihaneti görmemekle,haksız yere masumları suçlayıp birbirimize düşüp,asıl suçluları, asıl terör destekçilerini kahraman ilan etmekle mi sahip çıkacağız? Bu minvaldeyken hangi şehidimiz bize hakkını helal eder?Öfkelenmek sosyal platformda bir içerik olarak kalmaktan fazlası olmalı. Öfkelenmek, bazı şeylerden ders çıkarmaya, görünmeyeni farketmek için çabalamaya bir vesile olmalı.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Nejdet Sançar Türklük Sevgisi isimli kitabındaki Maalesef Türkler başlıklı yazısında şöyle diyordu: "İki türlü Türk vardır. Birinci tip, millî şuuru olan Türk'tür. Bu tip bir soydan gelmeyi övünülecek bir talih sayar. Soyunun vasıflarını taşır, ananelerine bağlıdır. Kozmopolitlikten iğrenir, züppeliği sevmez.İkinci tip, millî şuuru olmayan Türk'tür. Bu tip Türk büyük bir milletin ve muhteşem bir tarihin çocuğu olarak yaşadığından habersizdir. Bu iki tip bugün Türk dünyasında birlikte yaşamaktadırlar. 'Maalesef Türk' acımaya değer bir varlıktır. Zavallıdır. Bu zavallılık onun her tarafından âdeta akar. 'Maalesef Türk'e göre bu milletin büyüklerini ileri sürmek, onlarla övünmek lüzumsuzdur, boştur. Fakat onu çok kere başka milletlerin meziyetlerine hayran ve onları överken bulabilirsiniz." Maalesef Türk'e göre kandil akşamları, kandil simidi almak veya bir ölünün ruhu için sebil dağıtmak geri bir zihniyet eseridir. Ama Noel gecesinde evine uğrarsanız odasında, sizi süslü çam ağaçlarıyla birlikte karşılar. "Maalesef Türk" bu cemiyetin meyvesiz bir ağacıdır. Onu at kestanesi ağacına benzetmek uygun olur. Belki dallarını odun olarak kullanan, yapraklarının gölgesinde dinlenen bir-iki kişi bulunabilir. Fakat meyvelerinden bu cemiyete fayda yoktur. Onlara acımak lâzımdır. Acıyanlarımız da vardır. Fakat işin asıl acınacak tarafı bu "maalesef Türklerin, maalesef birer Türk oluşlarıdır."
Sayfa 108·Kitabı okudu
1000Kitap
-ÇİN SOYU- (Zulme uğrayanlar Türk olunca, neden Müslümanların sesi çıkmaz?)
Uygur Türkleri
Avcı toplayıcı atalarımızın yeme alışkanlıklarını analiz etmedikçe bizim neden en tatlı ve yağlı yiyeceklere yöneldiğimiz bir bilmece olarak kalacaktır. Atalarımızın yaşadığı savanlarda ve ormanlarda yüksek kalorili tatlılar nadiren bulunurdu ve gıda da çok bol sayılmazdı. 30 bin yıl önce yaşayan sıradan bir avcı toplayıcının tek bir tatlı yiyeceğe erişimi vardı: Olgunlaşmış meyve. Bir Taş Devri kadınının incirlerle dolu bir ağaç gördüğünde yapacağı en akıllıca şey, bunlardan olabildiğince fazla yemekti, ta ki o yöredeki bir babun grubu ağacı ele geçirene kadar. Yüksek kalorili yiyeceklerle tıkınmak bu yüzden genlerimize kazınmıştır. Bugün çok katlı apartmanlarda ağzına kadar dolu buzdolaplarıyla yaşıyor olabiliriz, ama DNA'mız hâlâ savanda yaşadığımızı zannediyor.