Ona söyleyecek ne kadar çok şeylerim vardı... Bunların, bütün ömrümce konuşsam bitmeyeceğini sanıyordum.
.
.
Ah Maria, niçin seninle bir pencere kenarında oturup konuşamıyoruz? Niçin rüzgarlı sonbahar akşamlarında, sessizce yanyana yürüyerek ruhlarımızın konuştuğunu dinleyemiyoruz? Niçin yanımda değilsin?.
.
.
Halbuki ben, ne kadar saçma olursa olsun yan yana bulunduğumuz zamanın durup kalmasını, asla bitmemesini temenni ediyordum.