elif

elif
@_nefelibata

elif

, bir kitabı yarım bıraktı
Sohrab Sepehri
8.1/10 · 386 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gitmeliyim bu gece Ben bütün açık pencerelerden bu bölgenin insanları ile konuştum, ama zamana benzer, tek kelime bile duymadım. Hiç kimse aşk dolu gözlerle toprağa bakmadı. Hiç kimse bahçenin görünümüne tutkun olmadı. Hiç kimse bahçedeki küçük kargayı ciddiye almadı. Kederliyim; bir bulut gibi. Gitmeliyim bu gece. Sadece yalnızlık gömleğimin sığacağı valizi alıp gitmeliyim, bu gece. Yaşlı çınarların olduğu bir yere gitmeliyim. Yine birisi beni çağırdı: Sohrab! Ayakkabılarım nerede?
Zevk ve acı ne ikizdir, ne de birbirlerinin ayna görüntüleridir; bu en azından varkalımın manivela­sı olarak oynadıkları rol açısından böyledir. Genellikle, bizi şimdi ve yakın gelecekte bekleyen sorunlara karşı bir şekilde uyaran ve yönlendiren, acıyla ilintili sinyaldir. Acıdan kaçınmaktan çok, zevk peşinde koşmakla meşgul bireylerin ya da toplumların ayakta kalabileceğini düşünmek zordur. Giderek hedonistleşen kültürlerdeki bazı güncel sosyal gelişmeler bu görüşü destekliyor. Ayrıca, benim ve meslektaşlarımın, çeşitli duyguların sinir sistemiyle ilişkileri konusunda sürdü­ğümüz çalışmalar da ilave destek sağlıyor. Olumsuz duygu türleri, görüldüğü kadarıyla olumlulardan çok daha fazladır ve beynin, olum­lu ve olumsuz duygu çeşitlerini farklı sistemlerle ele aldığı açıkça ortadadır. Belki de Tolstoy, Anna Karenina'nın başında şu sözleri yazdığında benzer bir içgörüyü ifade ediyordu: "Bütün mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz aile kendine özgü bir mutsuzluk yaşar."
Sayfa 272·Kitabı okudu

elif

, bir kitap okudu
Puan vermedi·292 syf.·
122 günde okudu
·
2024 1. kitabı
Antonio R. Damasio
7.9/10 · 191 okunma
Uzun süredir, insanlar yeni ve düşünce dolu bir evrim aşamasın­ da bulunuyorlar; bu aşamada zihinleri ve beyinleri, vücutlarının ve oluşturdukları toplumların hem hizmetkârı hem efendisi olabiliyor. Tabii ki doğadan gelen beynin ve zihnin, büyücü çıraklığına soyu­nup doğanın kendisini değiştirmeye kalkışması oldukça risklidir. Ne var ki, doğanın zorluklarını göğüslemekten kaçınmanın ve çekilen acıları azaltmaya çalışınamanın da riskleri vardır. Aslında, hiçbir şey yapmamanın çok büyük riskleri vardır. Salt kendine doğal geleni yap­mak, yalnızca daha iyi dünyaları ve yöntemleri hayal edemeyenleri, olabilecek dünyaların en iyisinde bulunduklarına inananları mutlu edebilir.
Sayfa 260·Kitabı okudu