Mutluluk ne kadar ufak şeylere bağlı! Bilgelerin yazdıklarını okudum, felsefenin bütün sırlarını öğrendim. Ama bir tanecik kırmızı gül hayatımı mahvetti.
Seninle birlikte olmak isteyen birine aşık ol.
Seni bekleyecek birine,
Seni en sinirli olduğun anda bile anlayabilecek, sana yardım edebilecek, yön gösterebilecek, destekleyecek, umut verebilecek...
Seninle kavga ettikten sonra konuşabilecek birine gönül ver.
Topluluk içinde yaşayanlar, kendilerini, arkadaşlarına nasıl görünüyorlarsa aynalarda tıpkı öyle görmeyi öğrenmişlerdir. Benim arkadaşım yok. Tenimin bunca çıplak olması acaba bu yüzden mi? Buna insansız, evet insansız doğa denebilir.
Gördüğüm bu yüzden hiçbir şey anlamıyorum. Güzel mi yoksa çirkin mi, bunu bile söyleyemem. Çirkin galiba. Çünkü böyle olduğunu söylediler. Bana dokunan bu değil. Yüzüme böyle nitelikler verilebilmesine şaşıyorum aslında. Bir toprak parçasına ya da kayaya güzel ya da çirkin demek gibi bir şey bu.